Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

18 Mayıs 2026

Yarın 19 Mayıs.

Gazetede 19 Mayıs'ın anlamını biraz değişik bir biçimde yazmaya çalışacağım.

Bugün burada, Mustafa Kemal Atatürk'ün İstiklâl Savaşı sırasında karşılaştığı hainliklere de atıf yapmak için, Cumhuriyet'te iki gündür yazdığım "Alçaklığa Övgü" ve "Aptallığa Övgü" başlıklı "mizahi övgü" metinlerine ek olarak "İhanete Övgü" yazısını sunuyorum.

* * *

İHANETE ÖVGÜ!

İnsanların Hainliğinin Temel Yasaları

(Carlo M. Cipolla'nın "Aptallık Yasaları"na nazire olarak mizahi bir deneme)

Bir insanın en büyük düşmanı aptal değildir.

Aptal en azından ne yaptığını bilmez. Asıl tehlike, hain olandır. Hain, ne yaptığını çok iyi bilir; sadece senin bilmeni istemez.

1976'da Cipolla aptallığı dört gruba ayırarak insanlığı utandırmıştı. Ben de 2026'da, aradan geçen yarım asırda edindiğim tecrübelerle, aynı yöntemi hainliğe uyguluyorum.

Sonuç: Daha karamsar, daha gerçekçi ve çok daha komik bir tablo.

Dört Temel İnsan Tipi (Hainlik Matrisi)

Her eylem iki tarafı etkiler: Kendini ve Karşındakini. Buna göre insanlar dört gruba ayrılır:

Dürüst: Kendine ve başkalarına olumlu.

Âciz: Kendine olumsuz, başkalarına olumlu.

Kurnaz: Kendine olumlu, başkalarına olumsuz.

Hain: Kurnazdan bile tehlikelidir çünkü mantığı yoktur. Kurnaz en azından "para kazanayım" der. Hain ise "şu adamın hayatını mahvedeyim de içim rahat etsin" der. Kendi zararını göze alır. Bu, hainliği sapkın bir sanata dönüştürür.

* * *

HAİNLİĞİN BEŞ TEMEL YASASI

Yasa 1: Herkes her zaman hainliği hafife alır.

"Bu adam bana ihanet etmez, yemin ederim" dediğin anda ihanet başlar.

Tarih boyunca en büyük felaketler "bana olmaz" diyenlerin başlattığı ihanetlerle gelmiştir. Evliliklerde, iş ortaklıklarında, siyasette… Hep aynı cümle: "Bizim aramız farklı." Hayır, değil. Sizin aranız farklı değil, sen farklısın. Aptalsın.

Yasa 2: Bir insan, tahmin edebileceğinden çok daha hain olabilir.

Cipolla aptallık için demişti, ben hainlik için diyorum: Sınır yok.

Hainlik seviyesini tahmin edemezsin. Edersen paranoyak olursun, etmezsen de enayi.

Yasa 3: Hain, dürüst bir insanın asla yapamayacağı kadar büyük zarar verir.

Çünkü dürüst kişi kurallara uyar, hain kuralları kendisi yazar. En klasik örnek:

İş yerinde terfi için seni harcar, sonra "kardeşim üzüldüm ama ne yapayım, sistem böyle" der.

Seni arkadan bıçaklar, sonra "aslında ben seni korumak için yaptım" diye gaz verir.

Hainin en büyük yeteneği, ihaneti "senin iyiliğin için" diye paketleyebilmesidir. Bu ambalaj öyle parlaktır ki, bıçak sırtına girerken bile "teşekkür ederim" dersin.

Yasa 4: Hainlik sosyal statü, eğitim ve zekâdan bağımsızdır.

Hainlik demokratik bir özelliktir: Herkes eşit derecede yeteneklidir.

Yasa 5: Hain kişi, en tehlikeli insan tipidir.

Kurnaz en azından öngörülebilirdir. Para ver, susar. Tehdit et, kaçar.

Ama hain?

O parayı alır, susmaz, üstelik "sen bana rüşvet teklif ettin" diye seni şikâyet eder.

Tehdit edersin, "bana şantaj yapıldı" diye savcılığa gider.

Hainliğin Altı Ek Yasası (Bonus)

Yasa 6: Hainlik bulaşıcıdır.

Bir ofiste bir hain varsa, iki hafta içinde üç kişi daha hainleşir. Çünkü "madem o yapıyor, ben niye yapmayayım?" mantığı hakim olur.

Dürüst kalan tek kişi ise "aptal" ilan edilir.

Yasa 7: Hainlik en çok "Ben çok dürüstüm" diyenlerden gelir.

"Benim karakterim böyle değil", "Asla arkadan iş çevirmem", "Söz veriyorum"…

Bu cümleleri duyduğun anda kaç. Bunlar hainlerin açılış replikleridir. Tıpkı "Sana zararım dokunmaz" diyen yılan gibi.

Yasa 8: Hainlik için en uygun ortam "güven" ortamı, istismara en uygun duygu "Güven" duygusudur.

En büyük ihanetler en çok sevildiğin, en güvendiğin ilişkilerde yaşanır. Yabancıdan beklemezsin. Ama "kardeşim" dediğin, "canım" dediğin, "abi" dediğin kişiler… İşte orası hainlik için verimli tarladır.

Yasa 9: Hain, ihaneti asla kabul etmez.

Yakalandığında üç aşamalı savunma mekanizması devreye girer:

1. İnkar ("Ben mi? Asla!")

2. Suçlama ("Asıl sen şunu yaptın!")

3. Mağduriyet ("Beni böyle suçlaman çok üzücü, ben seni seviyordum")

Bu üçünü de geçersen ağlamaya başlar. Gözyaşı, hainin en güçlü silahıdır.

Yasa 10: Hainliğin tedavisi yoktur.

Terapiye giden hain daha iyi hain olur. Çünkü terapi sayesinde "ben niye hainim?" sorusunun cevabını bulur ve bunu daha sofistike yöntemlerle uygular.

"Travmalarım yüzünden" diye yeni bir ambalaj geliştirir.

Toplumsal Sonuçlar

Toplumlar üç aşamada çöker:

1. Kurnazların ve aptalların egemen olduğu dönem : Yöneticiler ve yakınları (oligarşi) kazanır.

2. Aptalların kurnazlaştığı, kurnazların aptallaştığı dönem:

Herkes kaybeder ama kimse kabul etmez.

3. Karşılarında hiçbir kurum, hiçbir kimse kalmadığı için, topluma el koyan ve düşmana satan hainler.

Savunma Yöntemleri (Pek İşe Yaramaz Ama Yine De…)

• Kimseye %100 güvenme. %30 bile fazla.

• "Bu bende kalsın" dediğin her bilgi, bir gün karşına çıkacaktır.

• En yakın arkadaşına bile en önemli sırrını söyleme.

• "Seni seviyorum" cümlesini duyduktan sonra iyice gözlem yap.

• Ve en önemlisi; kendi hain yanını kabul et.

Çünkü herkesin içinde küçük bir hain vardır. Onu beslemezsen kontrol altında tutarsın.

Beslersen… hoş geldin kulübe.

Son Söz

Cipollaaptallığın en büyük düşman olduğunu söylemişti.

Bense diyorum ki: Aptallık acıdır ama hainlik zehirdir.

Aptal seni yanlış yöne götürür, hain ise seni yanlış yöne götürürken gülümser ve "senin için en iyisi bu" der.

Hainlik, insan olmanın en temel özelliklerinden biridir.

Okuduktan sonra bu yazıyı "en yakın arkadaşınıza" "Bunu senin için yazdım" diyerek gönderebilirsiniz.

Hainlik işte!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026

Valid HTML 4.01 Transitional