|
Kitaplar Sürekli Yazılar Kitap Söyleşileri Yazılanlar |
Kitabın tam boy kapağını görmek için tıklayınız.
GÜNCEL,(1) 7 Eylül 2026 Kuşadası-Yaz Etkinlikleri Aile geleneği olarak 1980 yılından beri, önce kayınpederimin desteğiyle, sonra da büyük kayınbiraderimin yardımıyla Kuşadalı olduk. Kadınlar denizinde bir kulübe ile başlayan serüven Davutlar-Soğucak kavşağında mütevazı bir evde devam ediyor. Demek ki 46 yıldır, yarım yüzyıla yaklaşan bir süredir her yaz, sabah sporumu bir ile üç saat arası, ya Kadınlar Denizi-Kuşadası arasında ya da deniz kenarında veya Sevgi Yolu'nda, eskiden koşarak, şimdilerde yürüyerek yapıyorum. Beni izleyenler bilir, zaten İstanbul'da da, halkla iç içe, metro ve otobüs kullanarak yaşar, özellikle gençlerle, ama her sınıftan ve yaştan okurlarımla ve izleyenlerimle sohbet ederek yaşarım. Tanınmak iyi bir şey değil, ama sevilmek iyi bir şey. Sonuç itibarıyla, özellikle televizyon programlarından tanıyanların fotoğraf çektirme isteklerine "Kitaplarımı okumuş olmak" koşulu, okumamış olanlara da "Okumak için söz vermek" koşulu getiriyorum. (Laf aramızda, şimdiye kadar bir kitabımı okumak ve kitabımla çektireceği fotoğrafı sosyal medyaya koymak sözü verenlerden -tek bir kişi hariç- hiçbirinin bu sözünü yerine getirdiğini görmedim.) Elbette her yıl, çok sık olmasa da, Kuşadası'nın sorunlarıyla ve insanlarıyla ilgili ilginç olayları ve gözlemlerimi, hem Cumhuriyet'teki sütunuma, hem sosyal medya hesaplarıma da yansıtıyorum. Bu yıl İktidarın Aydın Büyükşehir ve Kuşadası belediye başkanlarıyla ilgili tasarrufları çok üzücü. Seçmenlerden CHP adına ve İktidara karşı olarak oy alıp, İktidara transfer olan bir Büyükşehir Belediye Başkanı hem Demokratik Rejimin ana temeli olan "Millet İradesini" saptırmış, hem de kendisine CHP adına destek veren üç yüz binden fazla seçmeni kandırmış oluyor. Bu arada ilk atlı faytonu ilçesinde yasaklayarak hayvan hakları konusunda tarihe geçen ve Aydın Belediye Başkanlığına aday gözüyle bakılan Kuşadası Belediye Başkanı, (Ö. Çerçioğlu'ndan sonra Başkan Vekili olan Ö. Günel) İktidarın CHP'ye karşı başlattığı operasyon kapsamında hapse atılıyor. * * * Bunlar işin çok üzücü olan sıcak siyaset tarafı. Bir de toplumsal ve kültürel konular var. En önemli sorun betonlaşma: Bütün zeytinlikler ve meyvalıklar konut alanları olarak inşaata açılıyor. Sevgi Yolu'ndaki (ben aşağıdaki fotoğrafı paylaştıktan sonra bir ölçüde düzelen) çöplerin toplanması sorunu, (son zamanlarda alınan önlemlerle artık pek yaşanmayan) elektrik ve su kesintileri, bu yıl zamanında yapılamayan ilaçlamadan dolayı insanı adeta ısıran ve yara yapan sivrisinek sorunu, bozuk yollar, Kuşadası'nın yazları bir milyonu geçen nüfusunu zorlayan konular.
Esnaf ağlıyor: Eskiden üç ay bolluk olurdu, şimdi bir ay bile bolluk olmuyor; millette para yok; kimse tatile gelmiyor; gelen de para harcamıyor diye yakınıyorlar. Yürüyüşte karşılaştıklarım sürekli olarak "Ne olacak halimiz," "Bizi PKK mı yönetecek?", "Bölünecek miyiz"; "Bunlar gitmeyecek mi", diye soruyorlar, "Kılıçdaroğlu'nun yaptığına ne diyorsun, sen onu çok desteklemiştin?" diye sitem eden de hiç az değil. Sitemlere verilecek yanıtım hazır; hem gerçek hem de doğru olduğu için bu eleştirileri tereddütsüz yanıtlıyorum: "Ben Kılıçdaroğlu'nun parti içi politikalarını çok eleştirdim ama CHP Genel Başkanı olduğu için destekledim; desteğim şahsına değil, makamına, CHP Genel Başkanlığına idi" diyorum. Ülkenin sorunları karşısında da, "Bir seçim daha kazansalar bile, bu rejimle ülkeyi yönetmek olanaklı olmadığı için, İktidar bu seçimde olmasa bile bundan sonrakinde, er veya geç mutlaka değişecektir" diyorum. * * * Bir de elbette konferanslar ve imza günleri var. Aslında her hafta gazeteye 4, internet siteme 1 olmak kaydıyla 5 yazı, bitirmeye çalıştığım "HİÇLİK ÜZERİNE BİR FELSEFE TARİHİ VE GELECEK" konulu kitap çalışmamdan dolayı hiçbir davete olumlu bakamıyorum. Ama yine de eski dostluklar, yeni sıcak insanlar ve örgütler ve verilmiş sözler olduğu için oldukça yoğun bir yaz geçirdim. İlk etkinlik 5 Ağustos günü Davutlar ETE Kafe'de sevgili Sabri İnan'ın, bana özel olarak düzenlediği kitap imza günü oldu. "Hayat Yaşadığına Değsin" adlı son kitabımı, Sabri Bey'in dostlarına imzaladım.
* * * İkinci etkinlik eski dostum Hayri Kandemir'in düzenlediği Didim Yazarlar Festivali için çok önceden verdiğim sözün yerine getirilmesiydi. İmzadan önce üzerinde benim de adımın yazıldığı Yazarlar Festivali anıtını beni Kuşadası'ndan Didim'e getirip götüren Raci Bey dostumla bir kez daha ziyaret ettik. İmzaya gelenler eski yıllara göre çok sönüktü. Ankara CUMOK yine beni onurlandırarak varlığını hissettirmişti.
* * * 21 Ağustos'ta, sabah yürüyüşünde yolumu keserek kendilerini tanıdan bisikletli yeni dostlar Güzelçamlı MERDİVEN derneği mensuplarının daveti üzerine bir konferans ve imza gecesi yaptım.
Güzelçamlıların şaşırtıcı ilgilerine ve desteklerine ilave olarak iki eski öğrencimle de karşılaşmak beni çok mutlu etti. Güzelçamlı'yı bir "kültür beldesi" haline getiren MERDİVEN grubuyla NUTUK üzerine bir kitap tartışması günü yapmayı da kararlaştırdık. * * * Derken hiç hesapta olmayan bir biçimde Torbalı belediyesinin Kitap Festivali'ne onur konuğu olarak katılmam daveti gündeme geldi. Belediye Başkanı Övünç Demiradına daveti yapan kişi İzmir'deki minareden yapılan korsan çav bella yayını dolayısıyla iftira uğrayan ve hapis yatan ama sonra beraat eden Banu Özdemir Kahyaoğlu idi. Elbette böyle bir daveti reddedemezdim. İyi ki kabul etmişim, 31 Ağustos'taTorbalı'da muhteşem bir gece yaşattılar bana.
Torbalı konferansım üzerine Cumhuriyet Ege'de çıkan ve aşağıya alıntıladığım mükemmel haber için İsmail Çetinkaya'ya çok teşekkür ederim. "EMRE KONGAR 'CUMHURİYET, İNSANLIK TARİHİNİN İLERİ ATILIMIDIR' Torbalı Belediyesi tarafından "Tarihin Kalbinde, Bilgeliğin İzinde" temasıyla düzenlenen 2. Güz Kitap Günleri, Ertan Ünver Millet Parkı'nda kapılarını açtı. 6 Eylül'e kadar sürecek olan buluşmanın onur konuğu toplumbilimci ve gazetemizin yazarı Prof. Dr. Emre Kongar oldu. Kongar, organizasyon kapsamında "Atatürk Cumhuriyeti'nin Tarihsel Önemi" başlıklı söyleşisiyle Torbalılı okurlarla bir araya geldi. Emre Kongar 'Cumhuriyet, insanlık tarihinin ileri atılımıdır' Torbalı Belediyesi tarafından "Tarihin Kalbinde, Bilgeliğin İzinde" temasıyla düzenlenen 2. Güz Kitap Günleri, Ertan Ünver Millet Parkı'nda kapılarını açtı. İlçenin kurtuluşunun 104. yılına özel olarak 104 konuğun ağırlanacağı organizasyon, 6 Eylül'e kadar edebiyat ve sanat tutkunlarını ağırlayacak. Etkinlik programı kapsamında 104 konuk, 35 yayınevi, 60 kitap standı ve 35 söyleşi bir hafta boyunca ziyaretçilerle buluşacak. ONUR KONUĞU PROF. DR. EMRE KONGAR 6 Eylül'e kadar sürecek olan buluşmanın onur konuğu toplumbilimci ve gazetemizin yazarı Prof. Dr. Emre Kongar oldu. Kongar, organizasyon kapsamında "Atatürk Cumhuriyeti'nin Tarihsel Önemi" başlıklı söyleşisiyle Torbalılı okurlarla bir araya geldi. Prof. Dr. Emre Kongar, Atatürk'ü ve Cumhuriyeti insanlık tarihinin gelişim aşamaları içerisinde ele aldığı konuşmasında, toplumların üretim biçimleriyle birlikte değiştiğini belirtti. İnsanlık tarihini "toplayıcı-avcı toplum, tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilişim toplumu" olmak üzere dört aşamada değerlendiren Kongar, her dönemin kendine özgü inanç, yönetim ve toplumsal örgütlenme biçimi oluşturduğunu ifade etti. Toplayıcı-avcı toplumlarda aşiret ve reisliğin, tarım toplumlarında ise din, padişahlık, krallık ve imparatorlukların öne çıktığını söyleyen Kongar, "Reislik, insanlık tarihinin en ilkel yönetim biçimidir. Tek bir reis her şeye karar veriyorsa bu, insanlık tarihinin en ilkel yönetim biçimidir" dedi. Tarımın keşfedilmesiyle toprağın ve emeğin önem kazandığını kaydeden Kongar, bu dönemde orduların, merkezi yönetimlerin ve tek tanrılı dinlerin toplumsal örgütlenmenin temelini oluşturduğunu dile getirdi. Sanayi Devrimi'yle birlikte ise fabrikaların, ulusların, seçimlerin ve demokrasinin geliştiğini belirten Kongar, bilişim devriminin farklı kimliklerin eşitliği düşüncesini güçlendirdiğini söyledi. "OSMANLI ORTAÇAĞIN DÜNYA İMPARATORLUĞUYDU" Osmanlı İmparatorluğu'nun sıradan ya da küçümsenebilecek bir devlet olmadığını vurgulayan Kongar, "Osmanlı, Ortaçağ dünyasının egemeniydi. Avrasya'nın ticaret yollarına hâkimdi. Çin'den, Hindistan'dan ve Japonya'dan gelen yollar Anadolu ve Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşıyordu" diye konuştu. Osmanlı'nın din ve tarıma dayalı Ortaçağ toplumunun dünya imparatorluğu olduğunu belirten Kongar, çöküşün temel nedenini sanayileşme sürecinin kaçırılması olarak açıkladı. Kongar, "İngiltere Sanayi Devrimi'ni gerçekleştirince Osmanlı'nın elinden dünya imparatorluğunu aldı. Osmanlı sanayileşemediği için battı" ifadelerini kullandı. Batı'nın Rönesans ve Reform hareketleriyle kilisenin egemenliğini kırdığını, bilimsel düşünceyi ve laikliği geliştirdiğini söyleyen Kongar, Osmanlı'nın ise aynı dönüşümü gerçekleştiremediğini savundu. Kongar, "Sanayi Devrimi'nin ortaya çıkardığı Cumhuriyet, demokrasi, bilim ve eğitim Osmanlı'da yoktu. İnsanlık çocukluk aşamasına geçip koşarken Osmanlı emekleme aşamasında kaldı" dedi. "CUMHURİYET, İLERİYE DOĞRU BİR ATILIMDI" Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca işgalci güçlere karşı değil, İstanbul hükümetinin Kuvayı Milliye'ye karşı oluşturduğu Kuvayı İnzibatiye'ye karşı da yürütüldüğünü hatırlatan Kongar, Atatürk'ün İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan güçlerinin yanı sıra padişahın ordusuyla da mücadele ettiğini söyledi. Atatürk'ün önünde halifeliğin sürdürülmesi ya da Sovyet modelinin benimsenmesi gibi farklı seçenekler bulunduğunu belirten Kongar, onun Cumhuriyeti tercih ettiğini vurguladı. Kongar şöyle konuştu: "Cumhuriyetin ne kurumları ne hukuku ne sermayesi ne de yeterli işçi sınıfı vardı. Buna rağmen Mustafa Kemal, bunun Cumhuriyet olduğunu ve kendisinin de Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi. Bu, insanlık tarihinin ileriye doğru atılmış büyük bir adımıydı." Atatürk'ün 15 yıl içerisinde büyük bir dönüşümü gerçekleştirdiğini dile getiren Kongar, "Sermayesi, işçisi, bilgisi, kurumu ve hukuku olmayan feodal bir din-tarım toplumundan Cumhuriyet yarattı. Bugün yaşadığımız sıkıntılar geçicidir. İnsanlık tarihi bize, bütün bu sıkıntıların sonunda aşılacağını gösteriyor" dedi. Beni bağırlarına basan Torbalılı okurlarıma, genç ve başarılı Belediye Başkanı Övünç Demir'e ve bu zor fuarı gerçekleştiren Banu Özdemir'e ve emeği geçen bütün arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Torbalı gelişmişliğiyle ve kültürüyle, benim için büyük bir sürpriz oldu. * * * Bu satırları yazdığım bugün, Sabri İnan dostumun benim için düzenlediği ikinci imza gününe de katıldım. Arkadaki kırmızı tişörtlü dostum sıcak ilgisi hâlâ yüreğimi ısıtıyor.
* * * Bütün hızımla, üzerinde çalıştığım Felsefe kitabını bitirmeye çalışıyorum. Aslında bugünlerde bitirmiş olmayı planlıyordum ama, evdeki hesap çarşıya uymuyor. Daha bir-iki aylık işi var gibi. Sonbahar'a girdiğimiz bu günlerde, bütün okurlarımın yeni ders yılını kutlayalım ve "Umutsuzluğa yer yok, Cumhuriyet, Hukuk Devleti, Laiklik, Demokrasi ve Atatürk için direneceğiz" diye ekleyelim.
Hoş geldinizOğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz" iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:
(1)Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız. |
|
|
|
|
|
Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Son güncelleme tarihi 7 Eylül 2026