Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
Emre Kongar - Hayat Yaşadağına Değsin - Kapak


TÜM SEÇKİN
KİTAPÇILARDA

Hayat Yaşadığına Değsin

Hayat, Aşk, Başarı
ve Mutluluk Üzerine
Kongarizmalar

Remzi
Kitabevi


Kitabın tam boy kapağını görmek için tıklayınız.

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı Kutulu

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı (Kutulu Takım)


Kongar.org Google+ Sayfası
Resmi twitter hesabı:
Resmi Facebook hesabı:

GÜNCEL,(1) 14 Eylül 2026

Bir Şiir ve Tango Olarak Üsküdar Faciası:

"Üsküdar Kalbimde Bir Yaradır!"

Geçen hafta, Cumhuriyet Gazetesi'nde Üsküdar'daki Demokratik Rejim faciası üzerine Yahya Kemal'in Üsküdar'a ilişkin olarak yazdığı iki şiire nazire olarak o şiirlerden esinlenen eleştiri ve protesto metinleri yayımladım.

(Yahya Kemal Beyatlı'nın Üsküdar'ı konu alan "İstanbul'un Fethini Gören Üsküdar" ve "Hayal Şehir" adlı şiirleri)

Bu yazılarım, bazı okurlarım tarafından büyük bir beğeniyle bazıları tarafından da eleştiriyle karşılandı.

Beğenenler, sanatın ve özellikle de şiirin gücüneinananlardı.

Hatta Erdal Köse adlı bir okurum X sosyal medya ortamı üzerinden Hasan Hüşeyin Korkmazgil'in "şiirin gücü" üzerine yazdığı dizeleri yollayarak bana destek de oldu.

biliyorum
matarada su
torbada ekmek
ve kemerde kurşun değil şiir

ama yine de
matarasında suyu
torbasında ekmeği
ve kemerinde kurşunu kalmamışları
ayakta tutabilir

biliyorum
şiirle şarkıyla olacak iş değil bu
dalda narı
tarlada ekini kızartmaz, güvercinin gurultusu

ama yine de
işler arasında bıçak gibi parlar kavgada
şiirin doğrultusu

göz gözü görmez olmuş
tek bir ışık bile yok
yürek bir yaralı şahindir
döner boşlukta

belki bir şiir
bir şiir kırıntısı
çalar kapımızı umutsuz karanlıkta
yoklar yüreğimizi
iğilir yaramıza
dağıtır korkumuzu

Ve karşı tepelerden gürül gürül bir kalk borusu

Ama her şeyi eleştirenler bir yana, İktidarın yaptıklarına yeterince enerjik olarak karşı çıkılmadığını düşünenler, "Devletin gücüyle, zorla yapılan bu haksızlık ve hukuksuzluklara karşı şiirle mi direneceksin? Zaten olup bitenler ve senin eleştirilerin kimsenin umurunda da değil" diyerek beni eleştirdiler.

Ben de onlara,"Ben kendi vicdanımın sesini dinleyerek ve şiiri (sanatı/edebiyatı) kullanarak tarihe not düşüyorum. Elbette insanlık, Türkiye ve tarih, bir gün bütün bu olup bitenleri yeniden değerlendirilecek'kim o sırada ne yapıyordu'diye soracak ve yargılayacaktır" diye yanıt veriyorum.

* * *

Bugün yine bu bağlamda hüzünlü bir şarkı metni ile protestomu dile getiriyorum.

"Mazi Kalbimde Bir Yaradır" umutsuz bir aşkı yansıtır.

Benim kuşağım onun nağmeleriyle büyüdü!

Önce orijinal metnin sözlerini anımsayalım:

Ben de gönül çektim eskiden
Yandı hayatım bu sevgiden
Anladım ki bir aşka bedel
Gençliğimmiş elimden giden

Önünde ben geldim de dize
Yâr olmadı bu kimse bize
En nihayet düşüp can verdim
Gözündeki yeşil denize

Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa viran bir diyâr oldu

Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır

Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni

Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa viran bir diyâr oldu.

Bu sözlerin yazarı Necdet Rüştü Efe, şair ve yazar bir gazetecidir. (1900-24 Eylül 1969)

İstanbul Şehzadebaşı'nda doğmuş. Vefa Lisesi'nden mezun olmuş. Bir süre İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne devam etmiş, bankacılık ve gazetecilik yapmış.

Bazı şiir ve yazılarında Cımbız ve Yalçın Tevfik takma isimlerini kullanmış

Atatürk, Cumhuriyet ve vatan konularını işlediği şiirleriyle tanınan bir şair.

Manzum (şiir biçimindeki) romanlar da yazan sanatçının eserleri arasında "Batan Gün Kana Benziyor" adlı çalışması oldukça ünlüymüş.

Şarkının bestecisi Necip Celal Andel, kemancı ve besteci bir müzisyendir. (1908-29 Kasım 1957)

1928'de bestelediği "Mazi" adlı şarkı, Türk tango müziğinin başlangıcı kabul ediliyor. "Mazi" ve "Sevdim bir genç kadını" sözleriyle başlayan "Özleyiş" adlı besteleri en tanınmış eserleri.

Babası Mehmet Celaleddin Bey, 1920 Salih Paşa kabinesinde Adliye Nazırlığı yapmış, yaşamının sonuna kadar Darülfünun'daki hukuk müderrisliğini sürdürmüş.

Ağabeylerinden Sadrettin Celal Antel, önemli bir eğitim bilimci, kızkardeşi Belkıs Celal Özdoğan, Türkiye'nin ilk kadın fizik profesörlerindendir.

Bir hastalık sonucunda genç yaşta gözleri çok bozulan Andel , 1924 sonlarında Almanya'da Profesör Habermann'dan altı ay keman ve kompozisyon dersleri almış.

İstanbul'a döndükten sonra Tahir Sevenay'dan dört yıl müzik dersleri almış.

1928 yılında bestelediği ilk Türk Tangosu "Mazi Kalbimde Yaradır' bestesiyle kısa sürede ünlü oluyor.

1932'de gözleri tamamen kapanıyor ama aynı yıl Mazi ve Ayrılık besteleri Seyyan Hanım tarafından plağa okunuyor.

Soyadı Kanunu'nun kabulünden sonra Yahya Kemal'in önerisi ile "memlekete ant içen" anlamında "Andel" ismini alıyor. Ailesi daha kolay söylendiği için Antelismini tercih ediyor ama Necip Celal, "Andel"soyadında ısrar ediyor.

Hayatı, Viyana Müzik Üniversitesi öğretim üyesi Ertuğrul Sevsay tarafından 2019'da "Türk Tangosunun Kurucusu Necip Celâl Andel Sanatı, Hayatı, Yaşadığı İstanbul" adıyla kitaplaştırılmış.

* * *

Andel'in opus 2 sayılı eseri olan "Mazi Kalbimde Bir Yaradır", plağa kaydedilen Türkçe sözlü ilk tangodur.

Şarkı ilk defa o günlerde konservatuvar öğrencisi olan Seyyan Hanım tarafından 1930-1931'de Sahibinin Sesi firması için plağa kaydedilmiş.

Bu bestenin gördüğü büyük ilgi sonucu tango bir dans türü olarak Türk eğlence hayatına katılmış; plak firmaları ürettikleri plakları 1965'e kadar kesintisiz olarak sürdürmüşler.

Tangoyu Seyyan Hanım'dan sonra Mahmure Hanım , Odeon firması için kaydetmiş.

Mazi, 1974 yılında Esin Engin'in Tangolar albümünde seslendirilmiş.

Eser ayrıca, İncesaz'ın 2005 Kasım ayında çıkardığı dördüncü albümüne adını vermiş ve bu albümün ilk parçası olmuş.

İnternette bütün icraları çok kolay olarak bulunuyor ve dinleniyor.

Bu yazıyı okurken ya da okuduktan sonra bu hüzünlü şarkıyı benim dizelerimle dinlemenizi öneririm...

Belki, müziğin de etkisiyle, kaybımızı daha iyi anlar ve Demokrasi ve Hukuk Devleti için direniş gücünüz de artar!

* * *

Adalet, Özgürlük, Demokrasi ve Hukuk Devleti özlemiyle; Hüzünlü bir Şarkı:

ÜSKÜDAR KALBİMDE BİR YARADIR

Efe ve Andel'e saygıyla:

Hapisteki Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın Şahsında Üsküdar Halkına...

Ben de gönül çektim eskiden
Yandı hayatım bu sevgiden
Anladım ki bir aşka bedel
Özgürlükmüş elimden giden

Önünde ben geldim de dize
Yâr olmadı bu kimse bize
En nihayet düşüp can verdim
Gözündeki Demokrasiye

Sarmadımsa da belden, geçmedim Cumhuriyetten
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Ülkem hep baştan başa viran bir diyâr oldu

Üsküdar kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır

Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
Demokrasi unuttu beni

Sarmadımsa da belden, geçmedim Demokrasiden
Bir hazin maceradır onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Ülkem hep baştan başa viran bir diyâr oldu.

 


İstanbul On Kapak NUTUK - Emre Kongar Seçkisiyle

KİTAPÇILARDA

DİREN - Demokrasi İçin Manifesto Tarihimizle Yüzleşmek-Kapak ABD'nin Siyasal İslam'la Dansı-Kapak

Hoş geldiniz

Oğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz" iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:

  1. "Yaşamın iki anlamı vardır: Sevgi ve üretim. Severek üretmek, üreterek sevmek"  (Yaşamın Anlamı, s.62)
     
  2. "Ben yazılarımı, bütün yaşamımla bile bu dünyada hiç bir şeyi etkileyemeyeceğimi bilerek umutsuzca, ama tek bir makale ile tüm dünyayı değiştirebilecekmiş gibi bir sorumlulukla yazıyorum." (Demokrasi ve Laiklik, s.87)
     
  3. "Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz medya mensubu kadar terbiyelidir". (Cumhuriyet, 13 Nisan 2000, Medya Notu)
     
  4. "Bütün insanları çok seviyorum. Gençleri daha çok seviyorum. En çok da okurlarımı ve öğrencilerimi seviyorum."

(1)Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Cumhuriyet Gazetesi Remzi Kitabevi Tele1 Televizyonu Koln Kutuphane StoryTel

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 14 Eylül 2026

Valid HTML 4.01 Transitional