|
Kitaplar Sürekli Yazılar Kitap Söyleşileri Yazılanlar |
16 Şubat 2026KADIKÖY CKM’DE KONFERANS VE İMZA GÜNÜ Dün Kadıköy CKM'deki Konferans ve İmza Günümde, okurlarımla geçmiş günlerimden gelen dostlarımla kucaklaştım.
Hem anılarımı anlattığım hem de son kitabım Hayat Yaşadığına Değsin ile ilgili konularda, Hayat, Aşk, Başarı ve Mutluluk temaları çerçevesinde bir söyleşiydi. Cumhuriyet Kitapları Yayınevi bütün kitaplarımı getirmişti. Ama en çok, son kitabım olan "Hayat Yaşadığına Değsin"i imzaladım.
Beni onurlandıran Kadıköylü okurlarım arasında çok çok eski dostlarım da vardı. En eski dostum, 1972 yılında askerliğimi yaparken, atandığım Genelkurmay OBİM dairesinde benim emrime ve sorumluluğuma verilen, bilgisayar kartlarına delgi delen sivil personel kızların başındaki şef olan genç hanımefendiydi.
Henüz Prof. İhsan Doğramacı'nın Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç'a "Kürtçü" olduğum ihbarıyla, "Sakıncalı Asteğmen" olarak Harita Genel Müdürlüğü'ne sürülmeden önce görev yaptığım Genelkurmay OBİM Dairesindeki "delgici" kızların başında Mat soyadlı bu eski arkadaşımla karşılaşmam beni aldı, yarım yüzyıldan fazla geriye, askerlik günlerime götürdü: Uğur Mumcu ve Uluç Gürkan ile Tuzla Piyade Okulu'nda aynı bölükteydik: Onlar "Sakıncalı Piyade" oldular. Ben "Sakıncalı Piyadeliği" yırtmıştım ama Doğramacı'nın ihbarı ile Asteğmen olarak "Sakıncalı" tayini yedim. Doğramacı'nın ihbar ettiğini, o sırada Kara Kuvvetleri İstihbarat Dairesi Başkanı olan Korgeneral Kenan Evren, sınıf arkadaşı olan eniştem General Nazmi Yavuzalp'a söylemiş, "Merak etme yeğeninin bizde dosyası yok, Doğramacı ihbar etmiş" demişti. Ben zaten 12 Mart 1971 Darbesi'nde, İhsan Doğramacı'nın beni, Cunta Başı olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç 'a "Kürtçü" diye ihbar ettiğini, buna tanık olan, dostum, Şevket Müftügil adlı Anayasa Mahkemesi üyesi bir yargıçtan duymuş ve "Hiç olmazsa, bari, Komünist deseydi, benim her türlü ırkçılığa karşı olduğumu herkes bilir" diye dalga geçmiştim. Ama sakıncalı diye tayin yer yemez böyle ihbarların hiç de gülünecek şeyler olmadığını da öğrenmiştim. * * * Katılanlar arasında büyük üstat Haldun Taner'in eşi sevgili dostum Demet Taner de vardı. Onu görünce, Haldun Taner ile olan anılarımı, Ahmet Taner Kışlalı'yı ve 1978-1980 Ecevit hükümeti sırasındaki olayları, Haldun Taner'in önemini ve dostluğumuzu da anlattım.
* * * Bir başka büyük sürpriz yine 1970'lerden, eski dostum, Atatürkçü bir okurum, Turizm Bakanlığı Genel Müdürlerinden Bankacı, Yılmaz Mazlumoğlu ile karşılaşmamdı.
* * * Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı dönemimden, özellikle FETÖ'cülerin hedef yaptıkları, değerli kütüphaneci, Beyazıt Kütüphanesi Müdürü Ayten Şan da gelmişti dinleyici olarak gelmişti. Onu görmek bambaşka bir dönemi simgelediği için çok anlamlıydı benim için.
* * * Ve son sürpriz, dört yıl birlikte çalıştığımız Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Çetin Emeç'in kızı, ünlü piyanist Mehveş Emeç ve değerli kültür insanı olan eşi Özalp Birol'un da konferansın sonuna yetişmiş olmalarıydı.
* * * Bu konferans ve imza, Kadıköy Belediye'sinin yeni yönetiminin kültür etkinliklerine ikinci katılışım oldu. İlki TESAK adıyla bir kütüphaneye dönüştürülen eski Kaymakamlık binasındaydı. Gerek Başkan Mesut Kösedağ'ı, gerek Kültür Müdürü Ömür Kurt'u kutluyorum.
Elbette en büyük kutlama ve teşekkür, günlük güneşlik, 20 derecelik bir Şubat Ayı gününde, kapalı bir salonda beni bir buçuk saat boyunca ilgi ile dinleyen ve yine bir buçuk saatlik bir süreyle, bıkmadan usanmadan kitap imzalatan, fotoğraf çektiren Kadıköylülere! |
| Tweet |
Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.
Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026