|
Kitaplar Sürekli Yazılar Kitap Söyleşileri Yazılanlar |
7 Nisan 2025CHP Olağanüstü Kurultay'ı, Siyaseti Farklı Bir Düzeye Taşıdı. CHP'nin Olağanüstü Kurultay'ı ve Özgür Özel'in konuşması, muhalefete karşı Erdoğan/AKP iktidarının başlattığı 18-19 Mart İmamoğlu Darbesi'ni durduracak mı? * * * 1.323 kayıtlı delegenin kullandığı seçimde Özgür Özel 105 geçersiz oya karşılık 1.171 geçerli oy ile yeniden genel başkan seçildi. * * * CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin yeniden başkan seçildiği 21. Olağanüstü Genel Kurultayı'nda ve sonrasındaki mitingde, "Bugün Türkiye'yi seçimden, rakibinden, milletten korkan bir cunta yönetmektedir!" diyerek Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ı eleştirdi. Özgür Özel'in Erdoğan/AKP İktidarının meşruiyetini kaybettiğini belirtmesi ve Erdoğan'ı "Cunta Başı" olarak nitelemesi, şimdiye kadar İktidarın öncülüğünde yürüyen siyasal gündemi ve bu gündeme egemen olan iktidarın dilini değiştirdi: Siyaset CHP'nin gündemi belirlediği bir yapının ve yeni bir muhalefet dilinin egemenliğine girdi. * * * Özgür Özel Kurultay açış konuşmasında özetle şunları söyledi: "9 Mart darbesine direnmek için sokaklara inen on milyonlara, hukuksuzca hapiste tutulan Ahmet Özer'e, Rıza Akpolat'a, Alaattin Köseler'e, Resul Emrah Şahan'a, Mehmet Murat Çalık'a, Silivri zindanlarında tutulan belediye meclis üyelerimize, bugünlerde tekrar hak arayacaklar olursa onlara gözdağı olsun diye 3 sefer beraat etmelerine rağmen Gezi davasından hepimiz adına orada tutulan Çiğdem Mater'e, Mine Özerden'e, Osman Kavala'ya, Can Atalay'a, canım kardeşim Tayfun Kahraman'a, diğer siyasi partilerden tutsak olan tüm siyasilere ve Silivri Cezaevi'nde yatan yiğidime, aslanıma TC'nin bir sonraki cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na merhaba." * * * Özel, yeniden genel başkan seçilmesinin ardından, önceden planlandığı şekilde Kurultay salonunun yanında yer alan parkta, "Millet iradesine sahip çıkıyor" başlığıyla bir mini miting düzenledi. Özel özetle şu görüşleri dile getirdi: "Buradan bütün Türkiye'ye duyururum ki İmamoğlu'nun tutuklanacağından Trump'ın haberi vardı. 'Amerika'ya soruldu' açıklamaları var. Ne buradan ne oradan bir ses çıkıyor." "Erdoğan'a sesleniyorum, milletten oy alıp seçilen cumhurbaşkanı Erdoğan'a değil, darbeye kalkışan cunta başkanı Erdoğan'a sesleniyorum. Çık ve kendinden sonraki cumhurbaşkanına, rakibine yapmaya çalıştığın darbeyi Amerika'nın icazetini alıp almadığını gözümüzün içine baka baka söyle." "Bir cunta vardır, cuntanın Maliye Bakanı da cuntanın mali ayağı da Türkiye'deki Bakan Mehmet Şimşek'tir" * * * Ekrem İmamoğlu da Kurultay günü, Sosyal Medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Aziz Milletim; Aşağıda sıralanmış olan davalar kendi koltuk hırsı için; rakibini devre dışı bırakmak, siyasi yasak getirmek ve millet iradesini gasp etmek için bir avuç hakkaniyetsiz insan tarafından uydurulmuş davalardır: Ordu Havalimanı VIP davası, Seçim iptal etme davası, Büyükçekmece davası, "Ahmak" davası, "İBB'de 550 terörist var" davası, Başsavcıya hakaret davası, Hakkımda usulsüz rapor yazmış bilirkişiye suç duyurusunda bulunmama rağmen benim aleyhime açılan "bilirkişi" davası, Diploma iptali, Boş iddialar, yalan ifadeler ve gizli tanık marifetiyle oluşturulmuş yolsuzluk davası, Uydurma bağlantı iddiaları ile oluşturulmuş terör davası ve kayyum girişimi, Ve daha nice mesnetsiz soruşturmalar... Bütün bu davaların asıl savcısı olan kişiye sesleniyorum; Seni mertçe yarışa çağırıyorum. Korkma gel yarışalım. Sandıkta bu aziz millet kararını versin. Millet cesaretli ve mert olanı sever. Var mısın? * * * "Özgür Özel'in liderliğinde, CHP'nin gerçekleştirdiği bu atılım, derhal İktidar cephesinden bir yaylım ateşi ile karşılandı: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun şunları söyledi: "Ana muhalefet lideri, kendi partisi içerisindeki hizip savaşlarını perdelemek, parti tabanının tepkisini bastırmak, yolsuzluk ve şaibe iddialarını görünmez kılmak için her türlü çarpıtma, manipülasyon ve iftira yöntemine başvurmaktadır. Toplumu kutuplaştırmak, siyaset kurumunu itibarsızlaştırmak ve milletimizin değerleriyle kavgalı bir dili meşrulaştırmak adına organize bir kötülük şebekesi gibi hareket etmektedir. Kendi siyasi tarihleri darbelerle, vesayet odaklarıyla, anti-demokratik müdahalelerle dolu olanların; hayatını millet iradesine adayan, vesayet odaklarına karşı kararlılıkla mücadele eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a "cunta başkanı" gibi ahlâk dışı ve izansız hakaretlerde bulunmaları en hafif tabiriyle siyasi ahlaksızlıktır, had bilmezliktir. Sayın Cumhurbaşkanımız, 28 Şubat'tan 27 Nisan'a, 17-25 Aralık'tan 15 Temmuz'a kadar tüm vesayet girişimlerine karşı milletin yanında durmuş, demokrasiyi savunmuş, sivil siyaseti tahkim etmiş bir liderdir. Cunta özlemi duyanlar, yargı ve medya eliyle siyaset mühendisliği yapanlar, aynaya baktıklarında aradıkları "cunta" zihniyetini göreceklerdir. Bu vesayetçi anlayışın, partisi içinde kayıt dışı siyaset ve paralel yapı arayışlarıyla nasıl iktidar savaşı verdiğine milletimiz defalarca şahit olmuştur. Şimdi de bu şahitlik devam etmekte, milli iradeye karşı kurulan her kumpas, milletin vicdanında mahkûm edilmektedir. Milletimiz; Yassıada'da, 27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta ve 15 Temmuz'da sergilenen zihniyeti iyi tanımakta, bu zihniyetin modern temsilcilerine hak ettikleri cevabı sandıkta ve her meşru zeminde vermeye devam etmektedir. Hakikatin, milletin ve demokrasinin yanında kararlılıkla duran Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz." Ticaret Bakanı Ömer Bolat, özetle şunları söyledi: "Türkiye'de siyaset tarihinde ismi cunta ve darbecilerle yan yana anılan tek parti olan CHP'nin ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yolsuzluk ve şaibelerle ilgili tartışmaları perdelemek ve gündemi değiştirmek için her gün başka bir yalana ve iftiraya sarıldıklarını üzülerek görüyoruz. Ayrıca cuntacılarla kader arkadaşlığı yapmış olan CHP'yi Türkiye'ye karanlık günleri yaşatan geçmişi ile hesaplaşmaya çağırıyoruz." Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu özetle şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz milletinin yüce takdiriyle ve hür iradesiyle seçtiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümetimizi hedef alarak "cunta yönetimi" ve "meşrûtiyetini yitirmiştir" sözlerini sarf eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamaları hiçbir suretle kabul edilemez. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, özetle şunları söyledi: "CHP'nin genel başkanı, bugüne kadar girdiği tüm seçimlerden halkımızın büyük desteğini alarak zaferle çıkan Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. @RTErdogan 'ı 'cunta başkanı' diye hedef alarak 'tehlikeli' ve 'çirkin' bir siyaset yolu izlemeye devam etmektedir. Anayasal kurumlara, demokrasiye, milli iradeye, meşru ve demokratik yollardan seçilen Cumhurbaşkanlığı makamına saygı, herkesin vazifesi olduğu gibi muhalefetin de vazifesidir. Ana muhalefetin genel başkanını, Milletimizden ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan özür dilemeye davet ediyorum. Demokrasiden yana olan herkes CHP'nin bu provokatif diline karşı durmalıdır. 'İnsanın kafasında ya fikir olur ya küfür.' Belli ki fikir yok, kafa küfürle dolu. İşte sorun budur. Milletimiz demokrasiyi hazmedemeyenlere mutlaka cevabını verecektir. Bu zihniyete karşı demokrasi ve hukuk temelinde sonuna kadar mücadele edeceğiz." AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, özetle şu ifadeleri kullandı: "CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize dönük olarak "cunta yönetimi" ifadesini kullanmış. Siyasi tarihimizde on yıllar boyunca cunta yönetimlerinin siyasi destekçisi her zaman CHP olmuştur. Demokratik siyasi sözlükte "CUNTA EŞİTTİR CHP" yazar. Özgür Özel siyasi tarih bilmediği gibi siyasi cümle kurmayı da bilmiyor. Girdiği her seçimi millet iradesiyle kazanmış Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanmak kötü niyetli bir siyasi cehaletten başka bir şey değildir. Tipik bir CHP geleneğidir; demokratik yollarla seçilmiş iradeye cunta derler, karanlık cunta yönetimlerine ise demokrasi diye bakarlar. Cumhurbaşkanımızın büyük siyasi mücadelesi ile demokrasimiz üzerindeki bütün gizli ve açık cuntalar etkisiz hale gelmiştir. Cunta destekçisi CHP geleneği ise bu kurultayda da "Yassıada zihniyetine biat" etmiştir." Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise şunları söyledi: "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen adli soruşturmalar üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelttiği çirkin ifadeler; hedef saptırma, algı oluşturma ve yargıyı baskı altına alma çabasından ibarettir. Demokratik siyasi hayatımızda en yüksek oranlarla art arda seçilerek kesintisiz en uzun süre başbakanlık görevi yapan ve halkın oylarıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı'na 'cunta başkanı' demek, demokratik meşruiyeti inkâr, milletimizin iradesine tahammülsüzlüğün itirafıdır. Vesayet düzeniyle kol kola yürüyen, darbe dönemlerinin gölgesinde siyaset üreten 'Yassıada Zihniyeti'ni hafızalarına kazıyan aziz milletimiz, vesayetle mücadele edenle, onun gölgesinde büyüyeni ayırt edecek ferasete sahiptir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, muhtıralara, sokak kalkışmalarına ve 15 Temmuz'daki kanlı darbe girişimine karşı milletiyle birlikte mücadele etmiş, demokrasiyi korumuş, darbeci cuntacı anlayışı tarihe gömmüştür. CHP Genel Başkanı'na düşen; yargı sürecini etkilemeye çalışmak yerine, adli soruşturmalara muhatap olan arkadaşlarına yargı önünde hesap vermelerini, isnat edilen suçlamalar karşısında savunma haklarını kullanmalarını salık vererek adaletin tecellisine katkı sunmak ve hukuki sürece saygı duymaktır." Dışişleri Bakanı Hakan Fidan şöyle dedi: "Artık haddini bil! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan milletimizden aldığı destekle senelerdir Türkiye'ye hizmet etmiş, her türlü vesayete karşı savaşmıştır. Biz, milletimiz dışında kimseden emir almadık; halkımız dışında kimseden icazet istemedik. Türkiye'yi hedef alan her türlü güç ve vesayet odağına karşı mücadele ettik. Yıllarca millet iradesine karşı darbelerin gölgesinde siyaset izleyen bir geleneği temsil eden Özgür Özel'dir. Meşruiyeti sandık dışında arayan, siyaseti sokakta dizayn etmeye çalışan Özgür Özel'dir. Haftalardır dış güçlerden medet uman, "terk edilmiş hissediyoruz" diyerek yabancı başkentlerden destek dilenen Özgür Özel'dir. Yolsuzlukla ilgili bir davadan kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışan Özgür Özel'dir." * * * Değerli okurlarım, görüldüğü gibi, Özgür Özel'in "gayri meşruluk" "darbe" ve "Cunta başılığı" iddiaları, iktidar mensuplarının hemen hemen hepsinin tek kalemden çıkmış olduğu izlenimi veren tepkilerine yol açmış. Muhtemelen hepsinin esin kaynağı, Altun'un açıklamasının metni olmuş. Şimdi asıl sorun, İktidarın bu baskıyı ve Demokratik Rejim'in meşruiyetini tartışmaya açan uygulamaları ne ölçüde sürdüreceği ve topluma ne gibi bedeller ödeteceğidir! |
| Tweet |
Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.
Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026