Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

28 Nisan 2025

28 Nisan 1960 Olayları

Bugün Demokrat Parti'nin "Tahkikat Encümeni Kanunu"nu yürürlüğe soktuğu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileriyle, hocalarının isyan ettiği, Rektör Prof. Dr. Sıddık Sami Onar'ın aralarında Bumin Yamanoğlu adlı birinin de bulunduğu polislerce yerlerde sürüklendiği gün.

Aslında Tahkikat Encümeni hakkındaki kanun 18 Nisan 1960'da kabul edilmişti ama, yetkileri hakkındaki ilave kanun 28 Nisan günü yayımlandı.

* * *

Dünyada eşi görülmemiş bir biçimde İsmet İnönü tarafından "Çok Partili Rejim"e geçilip iktidar, seçimi kazanan Demokrat Parti'ye barışçı yolla devredildikten sonra yapılan ilk darbe, Menderes'in sivil "Tahkikat Encümeni" darbesidir.

Yakın tarihimiz, politikacılar tarafından sürekli olarak saptırıldığı için "Çok Partili Rejim"in ilk darbesinin bir sivil darbe olduğunu ve Demokrat Parti tarafından, Anayasa'ya aykırı olarak kurulan "Tahkikat Encümeni" yoluyla yapıldığını çok kişi bilmez.

Çünkü sürekli olarak ilk darbenin 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi olduğu söylenir.

Oysa bu yanlıştır, sürekli olarak ve kasıtlı olarak söylendiği için yalan olan bir yanlış.

* * *

Aslında Menderes'in 28 Nisan 1960 Darbesi, on yıldır süren Demokrat Parti iktidarının Demokratik Rejim karşıtlığının doruk noktasıydı.

Menderes, on yıl boyunca kendisini iktidara getiren Demokratik Rejimi tahrip eden şu marifetleri sergilemişti:

1) Çok Partili Düzen'i kurarak iktidarı barışçı biçimde teslim eden, CHP'nin mallarına el koydu.

2) Temel hak ve özgürlükleri sınırladı, kısıtladı ve söz verdiği halde işçi haklarını görmezden geldi.

3) 1950 seçimi öncesinde kendisine destek veren Komünistleri hapse attı.

4) Meclis'ten karar almadan Kore'ye asker yolladı.

5) NATO'ya girdi, ABD'ye üsler verdi. "Komünizme karşıyım" diye, bütün solcuları, demokratları, Atatürkçüleri, ezdi.

6) Köy Enstitülerini resmen kapattı.

7) Menderes'e oy vermediği için Kırşehir ilini ilçe haline getirdi.

9) Basın üzerinde müthiş bir baskı kurdu, yolsuzluk haberlerini ispat etmek için "İspat Hakkı" isteyen gazetecilerle "İsmail Hakkı mı?" diye, alay etti.

10) Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı'yı, ünlü ve yaşlı gazeteciler, Hüseyin Cahit Yalçın'ı, Ahmet Emin Yalman'ı, İsmet İnönü'nün damadı, Metin Toker'i, hapse attı.

11) Siyaseti camilere soktu, tarikatları şeyhleri, şıhları ziyaret etti, yeniden siyasal güç sahibi yaptı.

12) Yargıyı, üniversiteleri, medyayı, baskı altına aldı; bağımsızlık ve özgürlüklerini sınırladı ve kısıtladı.

13) Dil Devrimi'ni eskiye çevirdi.

14) "Odunu göstersem milletvekili seçtiririm", Meclis'e hitaben "Siz isterseniz Hilafeti bile geri getirirsiniz", "Orduyu Yedek Subaylarla yönetirim", üniversite hocaları için "Kara cüppeliler" gibi ifadeler kullandı.

15) İsmet İnönü, "asker kaçağı olmakla" suçlandı, yurt gezilerinde saldırıya uğradı; Uşak'ta atılan taşlarla başı kanatıldı, Topkapı'da linç girişimi yapıldı, bir subayın müdahalesi ile canı zor kurtuldu.

* * *

İşte genç subayların yaptığı 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi, Menderes'in bu "28 Nisan Tahkikat Encümeni Darbesi"ne karşı yapılan, Demokratik Rejimi yeniden kurmak ve geliştirmek hedefine yönelik bir darbedir.

Bu darbenin biri çok kötü, biri çok iyi iki sonucu olmuştur:

Çok kötü sonucu, Menderes, Polatkan ve Zorlu'nun asılmalarıdır.

Ben zaten idam cezasına karşıyım.

Bu siyasal idamlara o zaman genç bir Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi olarak da İsmet İnönü ile birlikte karşı çıkmıştım.

Şimdi de karşıyım.

O günden beri Türkiye'deki siyaseti kirlettikleri kanısındayım.

İyi sonucu ise, 1961 Anayasası'nın kabulüdür.

1961 Anayasası ile Türkiye, yeniden çağı yakalamış, "Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti" niteliğine kavuşmuştur.

* * *

17 Nisan 1960'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, muhalefetin ve basının "yıkıcı, gayri meşru ve kanun dışı" faaliyetlerinin tahkik edilmesi için 15 milletvekilinden oluşan bir Tahkikat Encümeni kurulması kararı alınmıştı.

27 Nisan'da da bu Encümenin görev ve yetkileri hakkında yasa Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.

İktidar milletvekillerinden kurulan bir "Encümen"e, hem sivil, hem askeri mahkemelerin yetkileri ve görevleri verildi.

Bu encümen hem savcı hem de yargıç yetkileriyle donatıldı. Yani hem suçlayacak hem de hüküm verecekti.

Üstelik kararlarının temyizi yoktu.

Bu Encümenin amacının "muhalefetin ve basının yıkıcı, gayri meşru ve kanun dışı faaliyetlerinin tahkik edilmesi" olduğunu da tekrar anımsatalım.

Böylece Çok Partili Rejim'in ilk Anayasal darbesi yapıldı.

Demokrat Parti'nin bu sivil "Tahkikat Encümeni" darbesinin iyice anlaşılabilmesi için, orijinal yasanın bazı maddelerini aynen aşağıya aldım:

MADDE 1. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri ve naib olarak vazifelendirecekleri tâli encümenler; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Askerî Muhakeme Usulü Kanunu, Basın Kanunu ile diğer kanunlarda Cumhuriyet Müddeiumumisine, sorgu hâkimine, sulh hâkimine ve askerî adlî âmirlere tanınmış olan bilcümle hak ve salâhiyetleri haizdir.

MADDE 2. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri :

a) Tahkikatın selâmetle cereyanım temin maksadiyle her türlü neşriyatın yasak edilmesine,

b) Neşir yasağına riayet edilmemesi halinde mevkute veya gayrimevkutenin tabı veya tevziinin men'ine,

c) Mevkute veya gayrimevkutenin toplatılmasına, mevkutenin neşriyatının tatiline veya matbaanın kapatılmasına,

ç) Tahkikat için lüzumlu görülen veya sü'but vasıtalarından olan her türlü evrak, vesika veya eşyanın zaptına.

d) Siyasi mahiyet arz eden toplantı, hareket, gösteri ve emsali faaliyetler hakkında tedbir ve karar almaya,

e) Tahkikatın selâmetle intacı için lüzumlu göreceği bilcümle tedbir ve kararları ittihaz etmeye ve Hükümetin bütün vasıtalarından istifade eylemeye,

Dahi salahiyetlidir.

MADDE 5. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerinin yaptığı tahkikat gizlidir. Bu gizliliğe riayet etmiyenler veya malûmatlarına müracaat suretiyle yahut sair suretlerle muttali oldukları tahkikatla ilgili hususları veya hâdiseleri ifşa edenler altı aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

MADDE 9. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerince ittihaz olunan karar veya tedbirler katî olup aleyhine itiraz olunamaz.

* * *

Sevgili okurlarım, yukardaki maddelerden de anlaşılacağı gibi, Demokrat Parti, her türlü temel hak ve özgürlüğü rafa kaldırarak, tüm yargı yetkileriyle donatılmış 15 kişilik bir milletvekili grubu vasıtasıyla tam bir diktatöryal rejim kurmuş ve sivil darbe yapmıştı.

Bu sivil darbenin altında Demokrat Parti'nin yüzde 50'nin altına düştüğü 1957 seçimleri yatıyordu:

Seçmen nezdinde desteğini yitiren Demokrat Parti, yeni seçimlere gitmeden önce, basını susturmak ve muhalefeti bastırmak amacıyla bu yola başvurmuştu.

Türkiye'de Çok Partili Rejim'in gerçek bir Demokrasiye evrilmesi ne yazık ki bu rejim sayesinde iktidar olabilen Demokrat Parti tarafından engellenmiştir.

İşte 28 Nisan, bu Darbe'ye karşı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrenci ve hocalarının isyan günüdür.

Bu isyan ertesi gün, 29 Nisan günü, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne de sirayet etmiş, Fakülte binası asker ve polisler tarafından ateş edilerek işgal edilmiş ve Sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Ben SBF'deki protestoda, askerler binaya girmesin diye süvari birliğinin önüne, atların ayaklarının hizasına yatanların ilk sırasındaydım.

Bu hafta Cumhuriyet'te de bu konuya devam etmek niyetindeyim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026

Valid HTML 4.01 Transitional