|
Kitaplar Sürekli Yazılar Kitap Söyleşileri Yazılanlar |
1 Aralık 2025Onbirinci Yargı Paketi Gelirken İktidar sürekli olarak güya "Yargı Reformu" yapıyor. Onbirinci paket Meclis'e geldi. Bu konuda dün Cumhuriyet'te yazdığım yazıda şöyle demiştim: "Terörsüz Türkiye", ve "Barış Süreci" sloganlarıyla: Bazıları ağır hastalıklarla boğuşan CHP'li belediye başkanlarının ve saygın belediye çalışanlarının hapse atıldığı... DEM Parti mensuplarının da bunlara eklendiği... Son Fatih Altaylı olayında da görüldüğü gibi, bazı gazetecilere haksız ve hukuksuz mahkûmiyetler verildiği... Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ' a, akıl almaz "Casusluk" suçlamasının yapıldığı... Televizyonlara el konulduğu... HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman gibi GEZİ Direnişi Davası mağdurlarının hâlâ hapiste olduğu... Bazı mahpusların, hakları için, ölüm orucu tuttuğu... TBMM mensuplarının, mahkûm olan Terör Örgütü Lideri'ni muhatap alarak ayağına gittikleri... Bir ortamda, Onbirinci Yargı Paketi gündeme getirildi. Buna, İktidarın Ceza Hukuku düzenlemelerinde başrolü oynayanlardan Prof. Adem Sözüer, X ortamındaki @AdemSozuer adlı hesabından şöyle isyan etti: "Yargı Paketlerini tartışmak anlamlı mı? Yargı bağımsızlığı devre dışı. TBMM çoğunluğu AYM'nin iptal kararlarını tanımıyor. Bir mahkeme hem Anayasa Mahkemesi kararını uygulamıyor hem de AYM "yetki gaspı" yaptı diyebiliyor. Ve yer yerinden oynamıyor. Nitekim HSK bu tür hukuka aykırılıklara ses çıkarmıyor. Ama kimi "kritik" davalara bakan hakimlerin görev yeri değiştiriliyor. YouTube kanalında eleştirel bir söze, bu fiili saldırıdır denip 4 yıl 2 ay ceza verilebiliyor. Kayıt dışı hukukun keyfiliğinin hüküm sürdüğü bir yerde, bir kanun değişikliğinin (malum paketlerin) gereklilik, doğruluk veya faydasını tartışmak anlamlı olabilir mi? Eşitlik ilkesine aykırı ve amacı adalet olmayan değişikliklerin sadece yeni sorun ve haksızlık ürettiği konusunda yeterli tecrübe edinmedik mi? Öncelikle AYM/AİHM kararlarını uygulayıp hukuka dönüş için adım atmalı ve yargı bağımsızlığı sağlanmalı." "Bu satırları 'içerde' okuyanlar neler düşünüyorlardır acaba" sorusu aklıma geldiğinde, zaten hasta olan kalbim sıkışıyor, çok ama çok üzülüyorum! * * * Değerli okurlarım, ben yazılarımı çok zor yazarım: Günlük yazılarımı yazmak en az iki gün sürüyor... Çünkü yazıyı yazdıktan sonra defalarca okumam gerekiyor... Hem okur tarafından daha rahat ve kolay anlaşılabilir olması için... Hem Türkçe imlâ ve dilbilgisi açılarından... Hem de benim ahlâk ilkelerime uygunluğunu bozmaması için. Üstelik ilk müsveddeler, çok uzun oluyor... Sayfa düzeninin izin verdiği hacme indirmek için mutlaka kısaltmak gerekiyor. Dünkü yazımı yazarken de, hazırlık olarak tutuklanan CHP'li ve HDP'li-DEM'li belediye başkanlarının listelerini hazırlamıştım. Fakat sonra yazı, köşeme ayrılan yere sığmayacak kadar uzun olunca o listeleri kullanamadım. Bugün, burada, o listeleri yayımlamam istiyorum. Fakat değerli okurlarımı hemen uyarayım, çok uğraşmama ve özen göstermeme rağmen, özellikle HDP'li ve DEM'li belediye başkanlarının hangilerinin içerde hangilerinin dışarda olduklarını tam belirleyemedim. Dolayısıyla, aşağıdaki listelerde CHP'li belediye başkanları oldukça kesindir ama aynı kesinlik Kürt kökenli belediye başkanları için geçerli olmayabilir. Değerli okurlarım beni elektronik posta veya X hesabımdan uyarırlarsa çok sevinirim. * * * Tutuklu olan CHP'li Belediye Başkanları: İstanbul: Ekrem İmamoğlu Beşiktaş: Rıza Akpolat Beykoz: Alaattin Köseler Şişli: Resul Emrah Şahan Beylikdüzü: Murat Çalık Büyükçekmece: Hasan Akgün Gaziosmanpaşa: Hakan Bahçetepe Avcılar: Utku Caner Çaykara Ceyhan: Kadir Aydar Seyhan: Oya Tekin Antalya: Muhittin Böcek Çaykara: Utku Caner Manavgat: Niyazi Nafi Kara Şile: Özgür Karadayı Adana: Zeydan Karalar Beyoğlu: İnan Güney Ovacık: Mustafa Sarıgül Ayrıca, Tayfun Kahraman gibi, Pınar Türker gibi, İpek Elif Atayman gibi, Kadriye Kasapoğlu gibi, Buğra Gökçe gibi, Ramazan Gülten gibi daha birçok yurtsever, namuslu, hasta ve/veya sağlam, kadın ve/veya erkek, her düzeyden ve meslekten belediye bürokratı, çalışanı hapiste, Mahir Polat gibi bir bölümü de ev hapsinde Çeşitli zamanlarda tutuklanamış olan HDP'li, DEM Partili Belediye Başkanları (Hangileri hâlâ içerde, hangileri tahliye edildi tam bilmiyorum) Mardin: Ahmet Türk (Çok seçildi, çok hapsedildi, çok tahliye edildi, şu anda dışarda mı, ipin ucunu kaçırdım!) Diyarbakır :Gültan Kışanak (Kobani davasından, 7,5 yıl sonra tahliye oldu.) Hani: Abdurrahman Zorlu Sur: Seyit Narin Hakkâri: Dilek Hatipoğlu Saray: Abdullah Çalışkan Diyarbakır: Adnan Selçuk Mızraklı Eğil: Mustafa Akkul Kayapınar: Keziban Yılmaz Kocaköy: Rojda Nazlıer Kulp: Mehmet Fatih Taş Sur: Feyme Filiz Buluttekin Yüksekova: İrfan Sarı Kars: Ayhan Bilgen (Galiba dışarda) Derik: Mülkiye Esmez Kızıltepe: Nilüfer Elik Yılmaz Mazıdağı: Nalan Özaydın Savur: Gülistan Öncü Tunceli: Cevdet Konak Hakkari: Mehmet Sıddık Akış Milletvekili Aysel Tuğluk, hastalığı nedeniyle yaklaşık 6 yıl yattıktan sonra tahliye edildi. * * * O kadar çok insan tutuklu ve insanlar o kadar çok uzun süredir tutuklanıyor ki, sadece kendi belleğime güvenerek liste oluşturamadım. Yukardaki listelerden özellikle ikincisi medyadan toparlayabildiğim haberlerden çıkardığım sonuçlar. Eksik ve yanlışlarım varsa özür diler ve değerli okurlarımdan düzeltmeleri için yardım rica ederim. Bazı isimleri Cumhuriyet'te dün çıkan yazımda belirtmiştim zaten. Onbirinci Yargı Paketi'ni, bir de insanların "masumiyet karinesi" yerine "suçluluk karinesi" üzerinden tutuklu yargılanmaları uygulamasının yaygınlaşması üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor sanırım. |
| Tweet |
Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.
Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026