Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

17 Kasım 2025

Başkent Üniversitesi'nde Atatürk'ü Anmak!

Geçen hafta Pazartesi günü 10 Kasım'da Başkent Üniversitesi'nde Atatürk'ü andık.

Prof. Dr. Mehmet Haberal Öncülüğündeki Ortadoğu Organ Nakli Derneği'nin (MESOT) 19. Kongresi yeni bitmiş, Türkiye, Organ Naklinde 50 yıllık Bilimsel Devrimin ve İnsanlık Hizmetinin gururunu yaşamıştı.

* * *

Kongreye, Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın Hacettepe Üniversitesi'nde öğrencisi olan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Diyanet İşleri Eski başkanlarından Tayyar Altıkulaç, Mehmet Nuri Yılmaz ve çok sayıda davetli, katılmıştı.

Kongrenin açılışında konuşan MESOT'un Kurucu ve Geçmiş Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Türkiye'nin organ nakli serüvenini anlatmış ve "Organ nakli yalnızca tıbbî bir müdahale değildir; insanlığa umut olan bir devrimdir." diyerek organ naklinin önemini vurgulamıştı.

3 Kasım 1975'te Hacettepe Üniversitesi'nde Türkiye'nin ilk başarılı organ naklini gerçekleştirdiklerinde, sadece bir böbreği değil, milyonlarca hastaya yaşam umudunu naklettiklerini anlatmış ve "O gün bir çocuğa yaşam verdik; aslında bir ülkenin bilim tarihine yeni bir sayfa açtık." demişti.

Prof. Dr. Haberal, konuşmasının sonunda Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyetin öncü bilim insanlarına şükranlarını sunmuş ve " Bugün özgürce bilim yapabiliyorsak, bu Atatürk'ün bize bıraktığı en büyük mirastır." diye eklemişti.

* * *

Başkent Üniversitesi, henüz bu kongrenin yorgunluğu geçmeden hemen arkasından 10 Kasım'da muhteşem bir Atatürk'ü anma Konferansı düzenlemişti.

Konferansa katılmak için, Osmangazi'deki imza günümden İstanbul'a döner dönmez, Pazar gecesi Ankara'ya uçmuş ve Pazartesi sabahı törene katılmıştım.

Gece, Hacettepe'de birlikte çalıştığım eski dostum büyük insan Prof. Haberal ile bir yemek yiyerek eski günleri, hapiste uğradığı haksızlık ve hukuksuzluğu, birlikte yaşadığımız ilginç olayları ve ortak dostlarımızı andık.

Mogan Gölü kıyısındaki Patalya Oteli'nde yediğimiz yemekte birlikte olduğumuz tarihçi öğretim üyesi Doç. Dr. Halil Özcan, konuştuğumuz tarihsel olayların kamuoyunca bilinmeyen ilginç yönleri hakkında notlar aldı.

* * *

Ertesi sabah tören, Prof. Haberal'ın Üniversite bahçesine diktirdiği Atatürk anıtına çelenk koymakla ve İstiklâl Marşı ile başladı.

Çelengi Prof. Mehmet Haberal, Rektör Prof. Hakan Özkardeş ve ben birlikte koyduk.

Daha sonra konferans salonuna geçildi ve orada da Atatürk ve şehitlerimiz anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti.

Açış konuşmasını Atatürk İlkeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Halil Özcan yaptı...

Cumhuriyet Tarihi'nin kısa ve özlü bir özetini sundu.

Daha sonra Rektör Prof. Dr. Hakan Özkardeş, seslendi katılımcılara...

Atatürk Devrimlerini ve bu devrimlerin anlamını çarpıcı bir biçimde özetledi.

Ardından Prof. Dr. Mehmet Haberal çıktı, kürsüye.

Ve bir kez daha vurguladı:

"10 Kasım'lar hesap verme günüdür..."

Ben de "Atatürk'ün günümüzdeki önemi" başlıklı konferansımda insanlık tarihinin dört aşamasını vurgulayarak Atatürk'ün İstiklâl Savaşı'nın ve Cumhuriyet Devrimi'nin önemini özetledim.

Konuşmamı, "Hayat yaşadığına değsin" adlı son kitabımdan alıntıladığım "Cumhuriyet, ve Vatan aşkımı" simgeleyen satırlarla bitirdim.

Konuşmamdan sonra Prof. Dr. Mehmet Haberal, Başkent Üniversitesi Seramik atölyelerinde özel olarak hazırlanan bir tabakla teşekkür etti bana.

* * *

Daha sonra, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Bağlıca Yerleşkesini de gezdirdi bana.

Zaten Atatürk Müzesi haline getirilmiş olan Akaretlerdeki Atatürk Evi'ni replikasını daha önce iki kez gezmiştim.

Bu defa bütün yerleşkeyi gezdik.

Sosyal tesisleri, öğrenci yurtlarını, Biyotek Teknoloji Geliştirme Merkezini, Üniversite'nin bütün gereksinmelerini karşılamaya yönelik olarak kurulmuş olan atölyeleri, Basım Yayın Merkezini, Atamer Atatürk Araştırmaları Merkezini, Ord. Prof. Enver Ziya Karal Tarih Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni gezdik.

Daha sonra Haberal'ın Hastahanedeki odasına gittik.

Orası bir müze gibi:

Cumhuriyet ve Haberal ödülleri müzesi!

Dürrizade'nin orijinal fetvasının fotokopisi, bugünkü Türkçe'ye çevirisi ve ödüller duvarları süslüyor:

Ama onun başarılarını, insanlığa ve ülkesine yaptığı hizmetleri ve Atatürk aşkını anlatmaya hiçbir belge ve ödül yetmez!

Bütün bu ziyaretimde ve anma etkinliklerinde Haberal'ın sıcak dostluğu ve ev sahipliğini kişiliklerinde yansıtan Rektör Hakan Özkardeşe, önceki rektörler Kenan Araz ve Ali Haberal'a, her an yanımda olan Doç. Dr. Halil Özcan'a ve bütün eski dostlara teşekkürlerim ve saygılarımla, Başkent Üniversitesi'nden hayranlıkla ayrıldım.

Hiçbir yazı, hiçbir söz, Haberal'ın başarılarını, insanlığını, hekimliğini, insanlığa ve ülkesine yaptığı hizmetleri yeterince anlatamaz.

Başkent Üniversitesi ve Hastahaneleri, bu "İnsanlık Abidesi"nin ancak zirvesidir!

* * *

Haftayı, Remzi Kitabevi'nin Suadiye Mağazası'nda imza günü ile bitirdim ama, onu da gelecek haftaki GÜNCEL'de özetleyeceğim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026

Valid HTML 4.01 Transitional