Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

9 Eylül 2024

Mustafa Kemal'in Askerleriyiz, Reşit Kibar ve Narin

Bugün 30 Ağustos Zaferi sonunda düşmanın denize dökülmesinin ve İzmir'in kurtuluşunun 102'inci yıl dönümü.

Bir yıl sonra da ilk temelleri Sivas Kongresi'nde atılan Cumhuriyet Halk Partisi'nin 101'nci resmi, (Valiliğe dilekçe verilesinin) 105'inci gerçek (Sivas Kongresi'ndeki kuruluşunun) yıl dönümü.

Hiç kuşkusuz, Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunu, varlığını 30 Ağustos Başkomutan Muharebesi ile kazanılan Kurtuluş Savaşı'mıza borçludur.

Bu açıdan bu yıl Kara, Deniz ve Hava Harp Okulların mezunlarının, okul birincilerinin her üçünün de kadın olması son derece önemlidir.

Bu sonuç hiç kuşkusuz Atatürk Cumhuriyeti'nin ve elbette Atatürk Devrimlerinin bir zaferidir.

* * *

Kara Harp Okulu mezunları, diploma töreninde, okul birincisi Ebru Eroğlu'nun liderliğinde, kılıçlarını çekerek hem "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" diye slogan atmış hem de 2016 yılına kadar devam eden bir gelenekteki yemini tekrarlamışlardır.

Yemin metni şöyle: (Sözleri, İnternetteki kayıttan dinleyerek yazdım. En başta, Eroğlu "Laik Demokratik"diyor, arkadaşları "Laik ve Demokratik" diye tekrarlıyor)

"Ant içerim ki:

Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına

Ülkenin bölünmez bütünlüğüne

Yüce Türk Ulusu'nun namus ve şerefine

Aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller

Karşısında bizi bulacak

Ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır.

Bizler Türk İstikbalinin evlatlarıyız

Şerefimizle doğduk şerefimizle yaşayacağız

Ve şerefimizle öleceğiz

Ne mutlu Türküm diyene!"

Bu törenin görüntülerinin medyada yer alması üzerine, iktidar tetikçileri ve tarikatçılar kıyamet kopardılar:

"Harp Okulu mezunları nasıl'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diye slogan atabilirler."

"Bu slogan, siyasal darbe sloganıdır."

"Bu subaylar derhal ordudan ihraç edilmelidir."

* * *

MHP lideri Bahçeli bu yemini eden teğmenlere karşı ilk tepki gösterenlerdendi:

"Medyada her gün otopsi raporu yazılan vaki yeminin gayesi nedir? Buna kim ya da kimler karar vermiştir? Kanuni yemin dışındaki yeminin üzeri Aziz Atatürk'le örtülmemeli ve gizlenmemelidir.

Kanuni yemin dışındaki yeminin üzeri Aziz Atatürk'le örtülmemeli ve gizlenmemelidir"

Bunlara karşılık parti sözcüsü Ömer Çelik teğmenlere sahip çıkarak şöyle dedi:

"Görüntüler üzerinden "Hükümete kılıç çekti" denmesinin amacı, eski vesayet unsurlarını diriltmek

Atatürk'e saygı gösterilmesinin, 'Erdoğan'a mesaj' şeklinde ele alınması sağlıksız.

Teğmenlerimizin ailelerine tebriklerimizi ve saygılarımızı iletiyoruz"

Bu arada medyada Harp Okulu'nun teğmenler hakkında soruşturma başlattığına ilişkin haberlerin çıkması üzerine Harp Okulu'nun, "Dezenformasyonla Mücadele Merkezi" tarafından yayınlanan bir açıklaması yapıldı:

"Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan "Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde gündeme gelen teğmenler hakkında idari tahkikat başlatıldı" iddiası doğru değildir.

Teğmenlerin okula çağrılarak haklarında sosyal medya paylaşımları nedeniyle tahkikat yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.

Harp Okulları'nın mezuniyet törenleri 30-31 Ağustos tarihlerinde yapılmış olup iddiaya konu mezun olan teğmenlerin, Harp Okulları ile idari bağı kalmamıştır.

Kamuoyunu manipüle etmeye yönelik asılsız iddialara itibar etmeyiniz."

* * *

Kamuoyundaki AKPlilerin ve tetikçilerinin saldırıları karşısında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel şöyle dedi:

"Milletimizin gözbebeği TSK için de çok önemli bir aydır. Mezuniyet törenlerini yapıyorlar. Bu törenlerde ilk kez ve acayip keyifli bir şekilde, genç kadın teğmenler.

Onları yürekten alkışlıyorum.

Tören bittikten sonra Harbiye'de bir gelenek var, kılıç çekiyorlar, birbirlerine vura vura toplanıyorlar, birinci de ant içiyor. Bu metin 2016 yılına kadar okunan metin. 2016 yılından sonra metni biraz kendilerine benzettiler, olsun varsın.

Birileri bu metinden rahatsız olmuş, sonrasında "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demişler.

Birileri rahatsız olmuş. Ne diyeceklerdi. Sizin müteveffa kanaat önderiniz gibi, Fesli Kadir gibi, bu çocuklar size benzeyip de hepimiz Trikopis'in askerleriyiz mi diyeceklerdi. Elbette Mustafa Kemal'in askerleri onlar.

'Mustafa Kemal'in askeriyiz' demeyen bir teğmen varsa, beka sorunu oradadır. 'Mustafa Kemal'in askeriyim' demeye itiraz edecek bir teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi ordadır.

Hepimiz o andın hangi kelimesine itiraz ediyorlar duymak istiyoruz. Gelecekte sadakat beklemek, liyakatlı işler beklemek, vatan için ölümü göze alacağını beklemek saflıktır.

Sadakati Mustafa Kemal'e değil de, bir zamanlar elini eteğini öptüğünüz, ne istediyse verdiğiniz, şimdi ABD'de bulunan ve 15 Temmuz'da sağladığınız imkanlar sonucunda başarabilseydi ülkenin başına dini lider olarak dönecek olanlara sadık olanların 15 Temmuz günü milletin üzerine nasıl tank sürdüğünü gördük.

Biz geçmişte de doğru yerdeydik, 15 Temmuz'da da doğru yerde durduk. Bugün de doğru yerde duruyoruz.

Sizin gibi 15 Temmuz'a kadar ne istediyse verenler, 15 Temmuz'da gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün resimlerini il binalarından sallayanlar şimdi başka tarikat eşleşmelerine giriyorlar. Bu ne siyasettir, ne ordunun siyasete alet edilmesidir, ne birilerinin üfürdüğü gibi 28 Şubatçılık bilmem ne…

Bir gün askerler bizim işlerimize karışmaya kalkarsa nasıl 15 Temmuz gecesi 14 arkadaşımızla gittik Meclis'i açtırdık, orada durmayı biliriz.

Ama o korkuyu yöneterek Mustafa Kemalin askeriyiz diyenleri hedefe koymaya kalkanları, bu andın herhangi bir kelimesiyle çelişkili olanları tarih de affetmeyecek biz de affetmeyeceğiz.

İşin bir tarafından da o konuşan AK Partili siyasetçilere sormak lazım, bir de şöyle düşünün, elinizi vicdanınıza koyun, orada teğmenler Recep Tayyip Erdoğan'ın askerleriyiz dese, çıkıp diyecektiniz 'Tayyip Erdoğan başkumandan, onun için söylüyorlar, haksız mı…'"

* * *

Tam bu arada Cumhurbaşkanı danışmanlarından "Jöleli" diye bilinen Yiğit Bulut teğmenlere sahip çıktı ve teğmenlere karşı olan eski AKP milletvekili Mehmet Metiner ile birbirlerine girdiler:

Çelik'in bu konuda yukarda belirttiğim sözlerinin yer aldığı videoyu X hesabından paylaşan Yiğit Bulut, şunları yazdı:

"Teğmenler ve yemin töreni ile ilgili Ömer Çelik ne diyorsa odur! Çer çöpün dışlanmışların, büyük Türk milleti ve Türk Silahlı Kuvvetler arasında fitne çıkarma çabası nafiledir! Hangi partiden olursa olsun kripto FETÖ'cülerin fitne çıkarma çabasına karşı dikkatli olalım!"

Bulut'a tepki gösteren eski AKP milletvekili Mehmet Metiner de X hesabından bir dizi paylaşım yaptı:

"- Haddini bil de konuş! Her karşı çıkanı veya eleştireni bu üslupla suçlaman hadsizliğin ifadesidir. Hangi ara herkesten çok AK Partili oldun da AK Parti'nin sopasıyla adam dövüyorsun! Senin gibi çer çöpler sayesinde AK Parti'miz bu hale geldi. Fitneci olan senin dilindir.

- Kurnazlığa gerek yok. Ayak oyunlarına da. Öyle partimizin sözcüsü Ömer Çelik'in isminin arkasına sığınıp, hatta o sözlerin onay mercii de kendisiymiş gibi algı oluşturup kırk yıllık dava arkadaşımızın omuzundan ömrünü davasına adamış insanları sırf o teğmenlerin gayrı kanuni yemin törenini eleştirdi diye hedef tahtasına çirkin suçlamalar eşliğinde hedef tahtasına oturtmak, hadsizliğin ötesinde kirli bir ayak oyunudur.

Kurnaza bak hele! Parti sözcümüz Ömer Çelik'i bize karşı kullanmak, bizi de Ömer Çelik'in yani partimizin karşısında konumlandırmak, ancak kişisel hesaplarını kendisi adına görme cesareti olmayan düşkün adamların tavrıdır.

- O teğmenlerin kanun dışı yemin merasimini eleştiren Sn Bahçeli mi kripto FETÖ'cüdür, Türk milleti ile TSK'yı karşı karşıya getirmek isteyen bir fitneci mi, yoksa Reis'in en başından itibaren yol arkadaşları olan eski bakanımız Mustafa Varank gibiler mi?

- Öyle genel suçlamalar getirerek hadsizlikte bulunamazsınız. Hiç birimiz ne o teğmenlere hakaret ve küfür etti ne de o eylem üzerinden TSK'yı darbeci diye suçladı. Sadece ortada AK Parti tabanının ve dahi Cumhur ittifakı tabanının neredeyse tamamının doğru bulmayıp eleştirdiği bir husus var.

- Bu kadarcık görüş açıklamayı fitnecilik veya kripto FETÖ'cülük saymak hangi akla hizmettir? AK Parti tabanının kahir ekseriyetinin hissiyatına rağmen böyle konuşuyor olabilmek, AK Parti'yi kendi tabanından da kopartmak sonucuna götürür.

- İşte asıl siyasi fitnecilik budur. AK Parti tabanını çer çöp diyerek suçlayan bu AK Partili olmayan dil, ne yazık ki AK Parti'yi AK Parti olmaktan çıkartmayı amaçlayan operasyonel bir dildir. O birisi kendi aklınca tuzak kuruyor. Kendini çok akıllı sanıp. Üstünde taşıdığı o sıfatın gücünü kullanarak milyonlarca AK Parti Partiliye çemkirme hakkını kendinde görüyor. O sıfatı olmazsa çer çöp yerine konulmayacak birinin üst perdeden saldırganca bir dil kullanması ziyadesiyle üzücüdür.

- AK Parti bizim partimizdir. Reis bizim reisimizdir. Zaferde de beraberiz, yenilgide de. Şimdiki yönetici kardeşlerimizin tümünün hukuku bizim hukukumuzdur. Onları itibarsızlaştıran hiç bir yaklaşımı tasvip edenlerden olmadık. Olmayız. AK Partiliyiz; çünkü Reis'in partisi olduğu için. Yani Reis'ten dolayı.

- O parti Y. B gibilerin partisi olsaydı bir saniye durmazdık. Y.B gibilerin kendi partimiz ve Reis'imiz üzerinden edepsizce sözler etmesini karşılıksız bırakmadığımız gibi o laflara bakıp ne partimize ne de Reis'imize gönül koyarız.

- İnanıyoruz ki Reis vakti geldiğinde partiyi o çer çöplerden arındıracaktır. Yanlış tepkiler koyarak o çer çöplerin istediği tuzağa düşmemek gerektiğini hatırlatmama bilmem gerek var mı? Sabır!

- Jöleli CB Başdanışmanı bizi PKK'lı ve FETÖ'cü ilan etmiş! Bunlar akıl sahipleri ise...

- Geceye Son Bir Not: Münhasıran bana söylenmiş bir suçlamaya cevap vermedim; içinde benim de olduğum o teğmenlerin kanun ve nizama aykırı korsan gösterisini eleştiren herkese yapılan bir hadsizliğe cevap verdim. Çünkü susmayı onursuzluk addettim.

Hiç kimse üstüne alınmadıysa bu onların sorunu, benim değil. Bal gibi kendilerine söylendiğini bildikleri o edepsiz suçlamalar karşısında susanların mutlaka bir bildiği vardır. Allah onları bildiği gibi yapsın. Bir tek ben konuşunca sorun sanki iki kişi arasındaki bir sorunmuş gibi anlaşıldı. Olanda hayır vardır. Her olay bir turnusol işlevine sahiptir."

Yiğit Bulut ise ismini anmadan Mehmet Metiner'e şu yanıtı verdi:

"Geceye son söz; Ömer Çelik ne diyorsa odur. Eski hdp'liler, eski fetöcüler, büyük Türk milletimize ayar veremez. Rahat uyu Türk milleti, bizler buradayız."

Tartışmaya eski AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci de katıldı. Birinci, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Yiğit Bulut'u hedef alarak şöyle dedi:

"Sayın Devlet Bahçeli'nin o korsan yemine bakış açısı en doğru olanı. Eğer siz, bu husustaki doğru olan ve tecrübe ile damıtılmış görüşleri:

1- FETÖ artığı...

2- Çer çöp... ifadeleri ile genellerseniz, iki ihtimalden birini yansıtıyorsunuz demektir.

1- Ya siz Fetö artığısınız

2- Ya da çer çöp sizsiniz

Zira, Genel Başkan yardımcılarımız Sayın Fatih Şahin'den, Sayın Hayati Yazıcı'ya, Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç'tan bizlere kadar, o askeri öğrencilerin gösterisinin disiplinsizlik olduğunu, dolayısıyla soruşturulması gerektiğini zikrettik!

Bu tarz genellemelerin tamamı yok hükmündedir. Sözünüzün nereye gideceğini tartın, ona göre söz söyleyin."

* * *

Bu arada hem AKP içindeki çatlak büyümüş, hem de işler biraz daha gerginleşmişti.

MSB teğmenlerin eyleminin "incelenmeye" başladığını duyurdu:

"Öncelikle, Zafer Bayramı'mızı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nü büyük bir coşkuyla kutladığımız 30-31 Ağustos tarihlerinde, Harp Okullarımızın mezuniyet törenlerini de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle icra ettik.

Köklü bir tarihe sahip olan ordumuzun gözbebeği Harp Okullarımızın mezuniyet sevincinin yanı sıra ülkemiz ve dünya tarihinde ilk defa 3 kız öğrencimizin Harp Okullarımızdan birincilikle mezun olmasının da gururunu yaşadık.

Bununla birlikte Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni sonrasında kamuoyuna bazı görüntüler yansımıştır.

Söz konusu görüntüler, özellikle sosyal medya üzerinden farklı yorum ve değerlendirmelerle bağlamından koparılıp bambaşka mecralara, boyutlara çekilmeye çalışılmakta, gerçeklikten kopuk kısır tartışmalar oluşturulmaktadır.

Önceliği müesses disiplini muhafaza etmek olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde; disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.

Bahse konu olay da her yönüyle incelenmektedir. İnceleme sonucunda yapılacak tespitlere göre; disiplin mevzuatı kapsamında kastı, kusuru, ihmali veya sorumluluğu olan personel hakkında gereken işlemler yapılacaktır.

Dolayısıyla kamuoyu bu konuda müsterih olmalı ve kendi ajandalarına göre bu görüntüler üzerinden manipülasyon üretenlere itibar etmemelidir.

Şanlı ordumuzun, terörle mücadeleden uluslararası misyonlara kadar birbirinden zorlu görevleri üstün bir gayretle yerine getirdiği bu dönemde;

- Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya,

- Milletinin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizi yıpratmaya ve kamuoyunda olumsuz algı oluşturmaya yönelik paylaşım, yorum ve değerlendirmelerin kimseye bir yararının olmayacağı açıktır.

Nitekim, bu olayı fırsat bilerek sosyal medya platformlarında Bakanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve personelimize yönelik küfür/iftira/tehdit ve hakarette bulunarak kamuoyunda Bakanlığımızı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi ve personelimizi yıpratmaya/küçük düşürmeye /itibarsızlaştırmaya çalıştıkları tespit edilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin millî, manevi ve mesleki değerleri bir bütündür ve ayrıştırmaya çalışmak tehlikelidir.

Kahraman ordumuz için subay yetiştiren Harp Okullarımızdan mezun olan teğmenlerimiz de;

- Askerlik mesleğinin özü olan disiplin ile millî, manevi ve mesleki değerlerimizden asla taviz vermeden,

- En zor koşullarda dahi milletimize ve devletimize hizmet edecek subaylar olarak Silahlı Kuvvetlerimize önemli katkılar sağlayacaklardır.

Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;

- Anayasa'ya ve kanunlara bağlı olarak,

- Millî, manevi ve mesleki değerlerimiz çerçevesinde,

- Atatürk ilke ve inkılapları ile aklın ve bilimin rehberliğinde,

- Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri ile amir ve komutanların emirleri doğrultusunda milletinin emrinde, görevinin başındadır."

* * *

Bu sırada medyada Ebru Eroğlu'nun pişman olmadığına ilişkin bir haber yayınlandı; haber şöyleydi:

Sözcü'den Aytunç Erkin'in aktardığına göre, Kara Harp Okulu birincisi Ebru Eroğlu, okul komutanı tarafından çağrılarak açıklama yaptı.

Daha önce de bu ritüelin yapıldığını dile getiren Eroğlu, "Herkes bizi tarikatçı - cemaatçi diye konuşuyor. Biz Atatürkçüyüz, hiçbir cemaat ve tarikatla alakamız olmadığını herkes gördü. Pişman değilim" yanıtını verdi.

Derken olayın en başında, dönem birincilerinin kadın olmasını kendilerinin politikalarına bağlayarak övünen Erdoğan, yapılan eylem konusundaki sessizliğini bozdu ve Kocaeli'nde 21'inci İmam Hatipliler Kurultayı'nda teğmenleri suçlayan şu konuşmayı yaptı:

"Bu ordu milletin her bir ferdinden teşekkül eden bir ordudur. Bu ordu milletindir ve milletin göz bebeğidir. Millet olarak kahraman ordumuzun, kahraman mensuplarıyla gurur duyuyoruz.

Şunun da çok net bilinmesini isterim, ordumuzun tekrar yıpratılmasına izin vermeyiz. Geçenlerde mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler.

Bu kılıçları kime çekiyorsunuz.

Şimdi bunlarla ilgili olarak araştırmalar yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez bunlar da evel allah temizlenecek.

Biz buralara durup dururken gelmedik. Bu 30 kişi olabilir, 50 kişi olabilir kim olursa olsun bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil.

Bunları ordumuzun içinden temizleyeceğiz.

3 tane birinci olan kızımız var. Bunlardan birinin ismi İkra. 3 kardeş. Manisalı, birinci oldu. Diğer 2'si, onlar da birer Anadolu yavrusu fakat bu oyuna nasıl geldiler, gelindi.

Şimdi çalışmalarımızı yapıyoruz ve bu konuyla ilgili olarak da üniversitemizle görüşmelerimi yaptık. Kara Kuvvetleriyle görüşmelerimizi yaptık, Milli Savunma ile görüşmelerimizi yaptık ve bunların süratle temizlenmesi içinde adımlarımızı atıyoruz.

Ordumuzun üzerinden siyasi hesap görülmesine müsaade etmeyiz. Tüm dünyada üstün disipliniyle bilinen ordumuz içinde buna zarar verecek durumu görmezden gelmez, demokratik denetim mekanizmaları çerçevesinde gerekli adımları mutlaka atarız ve atacağız."

Buna karşılık CHP Genel Başkanı Özgür Özel şöyle bir yanıt verdi:

"8 gün durup düşünüp sonra bu tepkiyi vermek çok manidar.

Ebedi başkomutanları Mustafa Kemal Atatürk'e sahip çıkan Harbiye'den yeni mezun teğmenlerin siyasi hesaplara alet edilmesini kınıyorum.

Siyasi düşüşünüzü durdurmak umuduyla kutuplaşma siyasetinize pırıl pırıl gençlerin geleceklerini feda edemezsiniz.

Bu ahlaki de değildir, vicdani de değildir.

Bu hamle siyasidir ama yersiz ve haksızdır.

Bunu milletimiz unutmaz ve affetmez.

Vazgeçin!!!"

* * *

Sevgili izleyenlerim, Erdoğan/AKP iktidarı güçsüzleştikçe, topluma karşı, zorbalığı, düşmanlaştırmayı ve bölücülüğü arttırıyor.

Mesleği subaylık olan gençlerimizin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demelerinden daha doğal, daha normal ne olabilir ki?

Elbette Erdoğan'ın bu suçlayıcı sözlerini İmam Hatipliler Kurultayı'nda söylemesi bu toplumsal kesimlerin "düşmanlaştırılma" siyasetinin bir ifadesi olarak da düşünülebilir.

* * *

Sevgili okurlarım, geçen hafta, ülkemizde, yeni mezun subayların, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" ifadesinin iktidar tarafından kınanması kadar vahim iki olay daha yaşandı:

Doğayı korumaya çalışan Hopalı Reşit Kibar'ın doğayı katledenlerin bir adamı tarafından öldürülmesi ve Narin evladımızın cansız bedenine ulaşılması.

Değerli okurlarım, izleyenlerim, bu toplumun, bu toprakların kültürü, doğaya ve çocuklara bu kadar düşman değildir:

Bu olaylar, yeni bir kültürün, yeni bir anlayışın dışa vurumu.

Sanıyorum 22 yıllık Erdoğan/AKP iktidarı boyunca izlenen politikalar, özellikle de tarikatların etkisi, toplumdaki kuralsızlığın, adaletsizliğin, şiddetin, özellikle de çocuklara tecavüzün ve kadınlara şiddet ile cinayet olaylarının artmasına yol açtı.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026

Valid HTML 4.01 Transitional