|
Kitaplar Sürekli Yazılar Kitap Söyleşileri Yazılanlar |
18 Kasım 2024İstanbul Beşiktaş ve Eskişehir Odunpazarı Etkinlikleri. Geçen hafta sonu da, yine müthiş bir koşuşturmayla geçti. Önce Beşiktaş Belediyesi'nin deniz kenarındaki Beltaş Kafe'sinde, harika bir izleyici grubu ile DEVRİMİN VE KARŞI DEVRİMİN YÜZ YILI kitabımızın son yayınlanan üçüncü cildi dolayısıyla düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarımızla kucaklaştık. Üç ciltlik kitap dizimizin ilk ve ikinci ciltlerinin tanıtımı da aynı yerde yapılmıştı. Değerli kültür insanı Besim Kabalcı'nın danışmanlığını yaptığı Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat bir üniversiteler ilçesi olan Beşiktaş'a layık kültürel bir yönetim sergiliyor. Kendisini kutlarım.
Gerçekten çok değerli olan katılımcılarla doyasıya bir söyleşi yaptık. Zülâl Kalkandelen ile birlikte, Atatürk'ün Cumhuriyet Devrimi'ni, diyalektik bir yaklaşımla, karşı devrimcilerle birlikte anlattık ve önümüzdeki tehlikelere dikkat çektik.
Daha sonra kitaplarımızı da imzaladık. Bu konuda medyada pek çok haber çıktı. Duvar'da Duygu Köseoğlu imzasıyla yayımlanan ayrıntılı bir haberi aşağıya alıntılıyorum. " Emre Kongar ve Zülal Kalkandelen Beşiktaş'ta okurlarıyla buluştu Beşiktaş Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Beltaş Kitap Kafe söyleşilerinin bu ayki konukları Prof. Dr. Emre Kongar ve gazeteci-yazar Zülal Kalkandelen oldu. Duygu Köseoğlu DUVAR - Beşiktaş Belediyesi, Beşiktaş sahilinde yer alan Beltaş Kitap Kafe'de yazar, sanatçı ve şairleri ağırlamaya devam ediyor. İmza ve söyleşi günlerinin bu ayki konuğu Prof. Dr. Emre Kongar ve Zülal Kalkandelen oldu. Kongar ve Kalkandelen, 'Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı' kitabıyla ile okurlarıyla bir araya geldi Prof. Dr. Emre Kongar,"Böylesi söyleşilerde okurlarımızla buluşmak bizi çok mutlu ediyor. Beşiktaş Belediyesi ilk ciltte de bizi okurlarla buluşturdu ve çok sevindik. O toplantıdan sonra ikinci ve üçüncü cilt için çalışmalarımızı hızlandırdık. Türkiye, enflasyonun zirve yaptığı dönemlerden geçiyor. Bu tür dönemlerde ilk olarak kültür harcamaları kısılır. Kitap piyasası zaten sınırlı ve dar bir piyasadır. Kitap ticareti yapanlar bire iki kazanır. Kitap üretmek ve o kitabı satmak Türkiye'de adeta bir şövalyeliktir. Beşiktaş, Rıza Başkan'ın şahsında çok kültürlü bir konum kazandı. Bugünkü sohbet, üçüncü cilt çalışmalarımızın bir parçası. Bu cildin çok önemli bir özelliği var; AKP dönemine özgü gibi görünüyor. Bu kitap için 10-12 yıl çalıştık. Tarihe diyalektik bir açıdan bakıyoruz; devrim ve karşı devrim olarak değerlendiriyoruz bu süreci" ifadelerini kullandı. Zülal Kalkandelen ise,"Ülkemizde büyük bir devrim yaşandı. Padişahın kulu olmaktan çıkıp bu yurdun vatandaşı olduk. 1923'te yaşanan büyük devrimin ardından olanları anlatıyoruz. Mustafa Kemal, sadece dışarıdaki emperyalistlere karşı değil, içerideki emperyalistlere karşı da savaşıyor. Mustafa Kemal'in en önemli özelliği devrimci olmasıdır" dedi". * * * Hafta sonunun ikinci etkinliği olarak ertesi Pazar günü, Eskişehir Odunpazarı Belediyesi'nin Doğan Avcıoğlu ödül töreni dolayısıyla yaptığı törene "Sınıfsal Açıdan Atatürk ve Cumhuriyet Değerleri" konulu bir konferans vermek için konuşmacı olarak katıldım. Odunpazarı Belediye Başkanı Kâzım Kurt, Tekin Yayınevi sahibi Elif Akkaya ile birlikte Doğan Avcıoğlu 'nu anmak için bir ödül kurmuş. Bu yıl üçüncüsü yapıldı. İstanbul'dan Eskişehir'e, ödül jürisinde bulunan sevgili dostum Altan Öymen 'le birlikte gittik ve döndük. Böylece uzun karayolu seyahatinin sıkıcılığı biraz azıldı. Törenden önce Eskişehir'in efsanevi belediye başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen ve Kâzım Kurt ile Odunpazarı'nın Sanat Sokağı'nı ve bu sokaktaki müze ve galerileri gezdik.
Burada Büyükerşen'in son eseri olan Sanat Sokağı'nda, Genco Erkal için yapılan bir tiyatro salonunu, çeşitli sergileri ve galerileri gördük ve buranın gerçekten Arbat Sokağı'nı gölgede bırakacak bir eser olduğunu düşündük. Daha sonra ödül törenine geçildi. Salon ağzı ağzına konuşmaları çok dikkatle dinleyen Eskişehirliler ile dolmuştu.
Altan Öymen, Başkan Kâzım Kurt ve Yılmaz Büyükerşen konuşmalarında Doğan Avcıoğlu'nu ve Eskişehir'i vurguladılar.
Bu konuda Eskişehir.net'de çıkan haber şöyle: "Kazım Kurt ödül töreninde konuştu:"Yeni yeni Doğan Avcıoğulları yaratalım" Bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Doğan Avcıoğlu Ödül Töreni'nde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, "Doğan Avcıoğlu kendisini aşmış, 1960'larda yazdıklarını bugün bile yazmaya cesaret edemeyen aydınları bir tarafa bırakmış. Türkiye'ye gerçekten yön vermiş insanların başında gelir. Onu hep birlikte yaşatalım. Ve yeni yeni Doğan Avcıoğlulları yaratalım" dedi. Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Doğan Avcıoğlu Ödül Töreni Hasan Polatkan Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Ödül törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, bir önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, gazeteci ve CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen, gazeteci Emre Kongar, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve birçok kişi katıldı. "DOĞAN AVCIOĞLU'NUN ESERLERİNİ MUTLAKA OKUMALISINIZ" Ödül töreninde konuşan Kazım Kurt, "3'üncüsünü gerçekleştirdiğimiz Doğan Avcıoğlu Ödülleri'ne katılan bütün yazarlara teşekkür ederim. Ödül alanları kutluyorum. Türkiye'de bizim kuşaktan sola merhaba diyenlerin tamamı Doğan Avcıoğlu'nun kitaplarından geçmiştir diye düşünüyorum. Ve Doğan Avcıoğlu'nun unutulmaması gerektiğini, unutturulmaması gerektiğini vurgulayanlardanım. Düşüncelerine katılırsınız katılmazsınız o işin ayrı tarafıdır. Doğan Avcıoğlu'nun eserlerini mutlaka okumalısınız. Onu eserleriyle Türkiye'yi tanıyanlar, Türkiye'nin daha demokratik, daha laik, daha çağdaş, daha bağımsız ve daha özgürlükçü bir hukuk devletinde yaşamak gerektiğine inananlardır. Doğal olarak sonuçta öyle bir düzene yönelenlerdir, gidenlerdir" dedi. "YENİ YENİ DOĞAN AVCIOĞULLARI YARATALIM" Doğan Avcıoğlu'nun kendisini aşmış bir araştırmacı ve yazar olduğunu söyleyen Başkan Kurt, "Biz Odunpazarı Belediyesi olarak Elif hanımla bu arşivi yaşatmayı kendimize görev saydık. Ama arşiv tek başına yetmeyecek diye düşündük. Ve bu ödülleri düzenlemeye karar verdik. Gerçekten Türkiye'nin sosyologları, düşünürleri, bilim adamları kendine solcu, sağcı diyen pek çok okur yazar kişi Doğan Avcıoğlu'ndan etkilenmiş. Onu yaşatabilmenin yolu kitaplarının yaygınlaşmasıdır. Bu bile ayrı bir mücadeledir. Bu bile bu düzene karşı bir direniştir, başkaldırıdır. Bu nedenlerle salonu dolduran dostlarımızdan şunu özellikle rica ediyorum: Doğan Avcıoğlu'nu tartışmaktan kimse korkmasın. Doğan Avcıoğlu kendisini aşmış, 1960'larda yazdıklarını bugün bile yazmaya cesaret edemeyen aydınları çoktan bir tarafa bırakmış. Dolayısıyla da Türkiye'ye gerçekten yön vermiş insanların başında gelir. Onu hep birlikte yaşatalım. Ve yeni yeni Doğan Avcıoğulları yaratalım. Aksi taktirde Türkiye eğitimini belli yerlerden alan bilim adamlarının belli konularda aynı şeyleri söylediği bir demokrasi haline gelir. Bu da çok makbul bir şey olmaz diye düşünüyorum" diye konuştu. "DOĞAN AVCIOĞLU KEMALİST'TİR, SOLCUDUR VE DEVRİMCİDİR" Doğan Avcıoğlu ile ilgili çeşitli araştırmalar yapan Prof. Dr. Gökhan Atılgan, Avcıoğlu ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Atılgan, "Doğan Avcıoğlu elbette bir Kemalist'tir. Çünkü Türkiye'nin önemli bir damarının, ana damarının Kemalizmin nehrinden aktığını görmüş ve yaşamıştır. Her kemalist solcu olmaz zorunda değildir. Kemalistlerin sağcı olanları da vardır. Doğan Avcıoğlu solcu bir Kemalist'tir. Çünkü Mustafa Kemal Paşa'nın kendi dönemindeki bazı tercihlerin de sağa doğru evrilen tercihlerinin hatalı olduğunu çok cesur bir şekilde söylemiştir. Sola doğru gitmesi gerektiğini saptamıştır. Doğan Avcıoğlu bir devrimci midir? Her solcu devrimci olmak zorunda değil. Bazı solcular reformcu olabilir. Ama Doğan Avcıoğlu Kemalist'tir, solcudur ve devrimcidir. Türkiye düzeninin ancak bir devrimle değişebileceğini reformlarla başarıya ulaşamayacağını görmüştür" şeklinde konuştu. "DOĞAN AVCIOĞLU NAZIM HİKMET'İN ŞİİRLERİNİ YAYIMLAYAN İLK KİŞİ" Doğan Avcıoğlu'nun Nazım Hikmet'in şiirlerini yayımlayan ilk kişi olduğuna dikkat çeken Atılgan, "Doğan Avcıoğlu'nu kemalist, solcu, devrimci, sosyalist ve Marksizm'den çok yararlanan bir aydın olarak tanımlayabiliriz onu. Doğan Avcıoğlu'nu Türkiye aydın tarihi içinde ayrıksı ve çok özel kılan şey de bütün bu özellikleri kendi sinesinde toplayabilmiş olmasıdır. Başka özellikleri de var. Mesela cesareti. Onun kadar cesur aydın Türkiye tarihinde çok azdır. 1961 yılında Yön dergisini çıkardığında sosyalizm kelimesi bir tabuydu. Sosyalistler kendilerini toplumcu olarak adlandırmak zorunda kalıyorlardı. Birinci sayısının baş yazısında Türkiye için tek çıkar yolun sosyalizm olduğunu söyleyen cesur aydınımız kendisidir. Hasan Hüseyin Korkmazgil gibi büyük şairimiz Nazım Hikmet'in şiirlerini okuduğu için 1950'li yıllarda öğretmenlikten atılmıştı. Nazım hikmet bir tabuydu. Kitapları basılmıyordu. Şiirleri el yazmaları ile elden ele ulaşıyordu. Onun şiirlerini ilk yayımlayan kişi Doğan Avcıoğlu'dur. Nazım Hikmet ile ilgili tabuyu o devirmiştir" dedi. " TÜRKİYE'YE ÖNEMLİ KATKILARI OLDU" Doğan Avcıoğlu'nun hem gazeteci olarak hem de bir araştırmacı olarak Türkiye'ye önemli katkıları olduğunu söyleyen Altan Öymen, "Doğan Avcıoğlu'nun 1956 yılında tanıdım. Beraber gazetecilik de yaptık. O bir süre Paris'te eğitim gördü. İngiltere'de İngilizcesini geliştirdikten sonra Türkiye'ye gelmişti. O dönemin şartları içinde arkadaşlarıyla Türkiye'nin siyasi, sosyal hayatının daha iyi olmasını sağlayacak tedbirleri düşünmeye başlamıştı. Atatürk'ün devrimlerine inanıyordu. O devrimlere inanmasıyla birlikte sosyalist niteliği de taşıyordu. Bir nevi Kemalizm ve sosyalizmden yararlanarak yeni bir yol hartası çizmeye çalışıyordu. Gazetecilik ilk yaptığı işlerden biridir" diye konuştu. " KONUŞMALARIN ARDINDAN ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ" Seçici kurulunda Altan Öymen, Barış Zeren, Behlül Özkan, Cangül Örnek, Deniz Hakyemez, Elif Akkaya, Gamze Yücesan Özdemir, Merdan Yanardağ, Okan İrtem, Orhan Gökdemir, Özge İzdeş Terkoğlu, Tolga Gürakar ve Uluç Gürkan'ın yer aldığı ödülde; birinci eser Çağdaş Sümer'in "Düzenini Arayan Osmanlı", ikinci eser Tolga Şirin'in "Meclis Hükümeti - Rousseau'dan Marx'a Lenin'den Atatürk'e Bir Ortak Kesen", üçüncü eser ise Hatice Duygu Bankoğlu'nun "Rusya'da ve Türkiye'de Planlamanın Değişimi" seçildi. 3'üncü Doğan Avcıoğlu Ödülleri'nin onur ödülüne ise Feroz Ahmad layık görüldü. KAYNAK: Meltem Karakaş" * * *
Yine Eskişehir.net sitesinde çıkan bir haber de şöyle: "Emre Kongar: "Atatürk'ü ve Cumhuriyeti anlamak istiyorsanız Eskişehir'e bakın" Eskişehir'de düzenlenen söyleşide konuşan araştırmacı gazeteci Emre Kongar, "Atatürk'ü ve cumhuriyeti anlamak istiyorsanız Eskişehir'e bakın. Yılmaz Büyükerşen ve arkadaşları Kazım Kurt ve Ayşe Ünlüce burada bir meşale yaktılar. Ve bu meşale Atatürk ve cumhuriyeti anlatıyor" dedi. " Odunpazarı Belediyesi tarafından Hasan Polatkan Kültür Merkezi'nde araştırmacı gazeteci Emre Kongar'ın konuşmacı olduğu söyleşi düzenlendi. 'Sınıfsal Açıdan Atatürk ve Cumhuriyet Değerleri' başlıklı söyleşiyi dinlemeye Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, bir önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve birçok kişi katıldı. " EMRE KONGAR'DAN KEMAL TAHİR ELEŞTİRİSİ" Söyleşide yazar Kemal Tahir'i eleştirerek konuşmasına başlayan Emre Kongar, "Size önce Eskişehir'i şaşıracağınız bir biçimde bir çelişki ile anlatmak istiyorum. Çok önce belki çoğunuzun tepki vereceği bir teşhiste bulunayım. Günümüz yıllarca ince ince çalışılan, ince ince bütün sinir uçlarımıza, belleklerimize yerleştirilen Atatürk düşmanlığı ve cumhuriyet düşmanlığıyla uğraşarak bu noktalara geldi. Orada mesela bir örnek vereceğim ve Eskişehir'i o örneğin karşıtı olarak belirteceğim. Maalesef çok değerli yazarlarımızdan benim de yazarlığını çok beğendiğim Kemal Tahir çok ciddi bir Atatürk düşmanıdır ve cumhuriyet değerleri düşmanıdır. İki tezi var benim çok karşı olduğum. Birincisi Yorgun Savaşçı kitabında İstiklal Savaşı'nın bir anti emperyalist savaş olmadığını, bir adi, basit bir Türk-Yunan savaşı olduğu iddiasıdır maalesef" diye konuştu. " İKİ ELEŞTİRİNİN DE YANLIŞ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM" Kongar,"İkincisi Eskişehir'e geleceğim. Bozkırdaki Çekirdek adlı romanında Eskişehir değil Çorum filan civarında köy enstitülerinin eleştirisi, köy enstitülülerinin faşist bir eğitim modeli olduğuna dair eleştirisi var. Ben bu iki eleştirisinin de çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Ayrıca maalesef benim çok yakın arkadaşım iyi bir Atatürkçü olan Atila İlhan da köy enstitüleriyle, harf ve dil devrimine karşıdır. Böyle gariplikler var" şeklinde konuştu. Kongar konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Eskişehir o Atatürk düşmanlarının, o cumhuriyet düşmanlarının ince ince işlediği, bütün sinir uçlarımıza ve beyin hücrelerimize nüfuz ettirdiği Anadolu'nun Atatürk ve cumhuriyet değerlerini ışıldatan bir öncüsüdür. Ve bunu kuranlar işte burada oturuyorlar. Onları saygıyla selamlıyorum. Atatürk'ü ve cumhuriyeti anlamak istiyorsanız Eskişehir'e bakın. Anadolu'nun bozkırında Bozkırdaki Çekirdek diye köy enstitülerinin aleyhine roman yazanlara karşı Yılmaz Büyükerşen ve arkadaşları Kazım Kurt ve Ayşe Ünlüce burada bir meşale yaktılar. Ve bu meşale Atatürk ve cumhuriyeti anlatıyor. Onları destekleyen siz bu başarının mimarlarısınız." KAYNAK: Meltem Karakaş
* * * Değerli izleyenlerim, bu hafta sonu, Beşiktaş'ta ve Odunpazarı'nda okurlarımla buluşmak, kucaklaşmak, onların sevgilerini, ilgilerini yaşamak, düşüncelerini paylaşmak gerçekten beni olumlu olarak çok etkiledi. Zaten hiçbir zaman yitirmediğim umudum ve bağımsızlık, özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşlik, mücadelem, daha da güçlendi. Bu iki olayı düzenleyen Belediye Başkanları Rıza Akpolat ve Kâzım Kurt ile emeği geçen belediye çalışanlarını, Besim Kabalcı'yı ve Elif Akkaya'yı kutluyorum. |
| Tweet |
Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.
Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta
Son güncelleme tarihi 7 Haziran 2026